bu kitabı okurken zamanı unutacaksınız ve su gibi akıp gidecek! hırsın, entrika ve eğlence bağımlılığının, iktidar savaşlarının bir insana neler yaptırabileceği kısa ama çok güzel betimlemelerle ve çok anlaşılır bir şekilde önümüze sunulmuş. gerçek bir hikaye dayanır.Madame De Prie günün birinde kralın gözünden düşer ve kral tarafından Normandiya'ya sürülür. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra ne kadar süreceği belli olmayan kendisiyle başbaşa kalacağı bir sürgün dönemi beklemektedir onu. Ancak iktidar savaşları entrika ve eğlenceden ibaret boş saray hayatı var oluşuna anlam katan tek şey olduğu için bu zindan gibi gelen boş zaman diliminde kibrine yenik düşerek malikanesini gösterişli eğlenceler düzenleyerek Paris'teki eski saray hayatını yeniden canlandırmaya çalışır. giderek mantıklı düşünme becerisini kaybederek yeniden bütün dikkatleri üzerine çekmek için malikanede bir ölüm planı hazırlar. En başta bu sessizlikte geçen zaman dilimi ona iyi gelir fakat daha sonradan için huzursuzluk kaplar ve yıllardır aralarında yaşadığı insanları özler. Üçüncü günde sabri tamamen kontrolden çıkar ,yalnızlık onu boğar onu heyecanlandırıp etkileyecek bir şeylere ihtiyacı olduğunu fark eder. yalnızlığını, yalnızlığın verdiği ızdırabı azaltacak bir şeyler arar ve bunu bazen kasabanın papazından karşılamaya çalışır, bazen de bu kasabanın bir köylü delikanlısından cinsel ihtiyaçlarını giderip haz duymaya çalışarak karşılamaya çalışır. En sonunda ihtişamlı bir gece planlar. İnsanları çılgınlık ve debdebeyle kandırmak ister fakat bu sırada kendini kandırıyor olur, eski yaşamının taklidine kendisini öylesine düşüncesizce kaptırır ki bunları gerçek gibi algılar ve hatta bazen kudretine ,güzelliğine ve yaşam sevincine hâlâ inanıyor olur. ölümü için Bir gün belirler. Ve o gün de yine çok büyük bir gece düzenler. İnsanlar kalabalığın içinde gülüp eglenirken ara sıra" ölüm yaklaşıyor,yakında öleceğim" tarzında nidalar atar fakat insanlar entrikanın içindeyken kadını en başta garipseyip daha sonra eğlencelerine devam ederler. Ve planını uygular. Sabah ölü bulunur. Onun tuhaf ölümüne Fransa'da gösterilen ilgi uzun sürmez, unutulmaz bir komedi oynamak için gösterdiği çaresiz çaba boşa gider. Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig