Her ne kadar macera kitabı olarak gözükürse gözüksün, akıcılığı da bunu destekler nitelikte olsa da, Deniz Kurdu okuyucuya bütün kitap boyunca çatışan 2 felsefeden bahseder. Bunu da gizlemeye gerek duymaz. "Ben macera kitabıyım" gibi bir komplekse kapılmadan, son derece özgüvenli bir şekilde yapar bunu. Kitabın konusu, kabaca, hayatı boyunca ailesi tarafından geçindirilmiş profesyonel bir yazar olmasına karşın yeniyetme bir "yaşar"ın bindiği seyehat teknesinin batışı üzerine kendisini kaba saba adamların arasında, koca denizin ortasında buluşu ve sonrasında yaşananlardır. Bu adamların kaptanı "Kurt" lakaplı arkadaş ise, az kalsın filozof olacak iken çevre faktörü, onu, denizlerin gördüğü en kaba adam olması için zorlamıştır. Kurt da okuyabildiği kadar okumuş, çevresindeki barbarlardan ne kadar az etkilenebilirse o kadar az etkilenmiştir. Bizim profesyonel yazar ile tanışınca da bir sohbet arkadaşı bulmuş olmanın mutluluğunu yaşar. Jack London