Jack London abinin hep öyle kitaplarına mı denk geliyorum yoksa genel tarzı bu mu bilemem fakat aksiyon arasına felsefe sıkıştırmayı (ya da felsefe arasına aksiyon sıkıştırmayı) çok seviyor olsa gerek. Hocam kitap kısaca şundan bahsediyor:
Adamın biri bir büro kurmuş. Ölmesi gerektiği düşünülen insanları öldürmek için. Fakat öyle kolay işlemiyor, "bu ölmeli" denildiğinde çat bir mahkeme kuruyorlar geçerli sebepler var mı, bakmak için. Bir gün adamın biri geliyor "ben bu büronun sahibinin öldürülmesini istiyorum" diyor. Ah Jack London abim ah. Sonra büro sahibi kendisi için bir mahkeme kurduruyor... Hocam gerisini de yazmayayım.