Puan vermedi·212 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ocak 2023 21:46 Abdülhak Şinasi Hisar uzun süredir okumak istediğim yazarlardan biriydi. Everest'in kitaplarının yeni baskılarını yapmasıyla ilk romanından başlamaya karar verdim. 1941 tarihli roman 1942 yılında CHP Edebiyat Ödülleri'nde de üçüncülük ödülünü almış.
Kitap roman olarak geçmesine rağmen daha çok Fahim Bey'in hayatının farklı dönemlerinden oluşuyor. Bir olayı ya da belli bir dönemi takip etmiyoruz. İsimsiz anlatıcımızın aile dostu Fahim Bey'in ölüm haberini gazetede okumasıyla açılışı yapan romanda sonraki bölümlerde Fahim Bey'in hayatından kesitler okuyoruz. Kitap boyunca Fahim Bey'i anlatıcının bakış açısından gözlemliyoruz. Anlatıcı ve çevresindeki diğer insanların Fahim Bey hakkında zamanla da değişen düşüncelerini ve önyargılarını okuduğumuz romanda biraz da bu sayede sadece Fahim Bey değil ona yakın insanlar hakkında da biraz fikir sahibi oluyoruz. Roman boyunca anlatıcı da yaşlanıyor ve bununla beraber kendisiyle birlikte Fahim Bey'e bakış açısı da değişiyor. Fahim Bey hayatı boyunca büyük işler başarmak isteyen ve bunları başaramayınca hayallerine sığınan bir insan. Kafasında kurduğu dünyaya iyice yerleşen karakterimiz zamanla çevresi tarafından saf bir hayalci ve bazıları tarafındansa deli olarak görülüyor. Dürüst, iyiliksever ve bilgili bir insanken başarısızlıkları nedeniyle toplum tarafından alaya alınan Fahim Bey hayallerine olan inancını her şeyin önünde tutuyor. Bütün bunlara rağmen anlatıcı gençliğinde Fahim Bey'den hoşlanmasa da kitabın sonunda onun bu masum bekleyişini ve ümidini aklamadan edemiyor.
Ölüm, yaşlılık ve değişim temalarının ustalıkla işlendiği ileride mutlaka geri döneceğim bir roman. Fahim Bey karakterini tanıdığım için çok memnunum. Yazarın diğer romanlarını da en kısa sürede okuyacağım.