Gerçek hayattan kopuk olmayan, sokakta rastlayabileceğimiz sıradan görünen birçok olayı sıradışı, etkileyici ve aynı zamanda hüzün ve mizahla harmanlayıp başkahramanın aklındaymışçasına geçen, içinde bir sonraki sayfada ne olacak merakını da barındırmakta ve yer yer Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ını da hatırlatmakta bizlere.
Kahramanın çocukluğundaki anıların ara sıra hatırlatılmasıyla geçmişimizin yetişkinliğimizi nasıl şekillendirdiğine yapılan atıflarla Sigmund Freud ve psikanaliz esintileri bulmak mümkün. Ayrıca kahramanın felsefe eğitimi almış olması düşüncelerinde çektiği varoluş sancılarını da bize hisettiriyor.
Aslında kısa olmasına rağmen hakkında yazılacak çokça şey barındırmasıyla dikkat çekici ve keyifle bir çırpıda okunabilecek bir kitap.