Cesur yeni dünya-3
Lenina, işte bizim biraz içine kapanık, farklı sorgulamalar içindeki, hafif sosyal sorunları olan ve bireysel yalnızlık yaşayan, leninayı sadece erkekler tarafından et parçası görülmesine, leninanın da bu bakış açısını normal görmesine, soma kafasına karşı olan bernard ile new meksico(işte vahşilerin yaşadığı dünya dışı bölge) konusunda gezi planı yaptıktan ve çevresine tek eşki kalmadığını da bu şekilde bernard ile fllörtten sonra kanıtladıktan sonra 4 aydır sevgilisi daha doğrusu partneri, çünkü tek eşlilik, bağlılık, sadakat, derin insani hislerle bir insana bağlanma yoktu, daha çok haz odaklı ilişkiler vardı, henry foster ile helikopter gezintisine çıkar,gezi sırasında bir fabrikada camlarda bulunan şişeleri, balonları sorar, sevgilisi de ona ölen vücutlardan çıkan fosforu tutmak için der, öldükten sonra bile topluma hizmet eden bedenlerimizin olması ne mutlu edicidir der lenina da ona,
İşte, 1. Kısımda ölümden sonra bile vücuttaki elementlerle vs yakılarak tabiri caizse gübre olarak topluma hizmet etme arzusu ile öğretilmiş telkin edilmiş bir kafayla ölümü bile kucaklamaya hazır yeni dünya insanı, ölümle barışık, ölüm korkusundan soyutlanmış insan modeli.
——-
İşte böyle bir ortamda bernard isimli alfa psikolog, lenina ile ilgili iç dünyasındaki düşünce ve hislerle ve onla yaptığı sohbet gezi planı sonrası, o dönemde narin bir ruh halindedir, onun garipliklerini diğerleri küçükken alkole düştüğü şeklinde normal karşılarlar, bernard kendinin en fazla farkına varan biri gibi düşünür, eğer onlara bebeklikten itibaren telkin edilen sözler olmasa, bir de soma etkisi olmasa ne olurdu ne hissederdiyi merak eder, lenina nın da kendini et parçası gibi cinselliğe telkin edilen gönüllü bir yaratık olmasından tiksiniyordur, o böyle olmasa onu nasıl severdimi düşünür, bir gün birlikte vakit geçirirler soma kafasıyla sabaha kadar yatakta vakit geçirmek leninayı gözünde değersizleştirmiştir.
Alfalar aşırı özgüvenli yetiştirilir, herşeyi başarabilecekleri inancıyla sonuçta toplumda daha alt tabakada onlara hizmet için büyütülen gamalar vs vardır. Ama alfalar için bu başaramama korkusunun olmadığı toplumda, bir şey planlayınca zorlanma,engellerle karşılaşma hezeyanlarının hiç hissedilmediği bir yaşam döngüsünde,
Bernardın en çok merak ettiği ise düşündükleri herşeyi yapabilmek kudretinin olmadığı biri olsak nasıl oldurdu dur. Ne istesek yapıyoruz oluyor, cinsellik bile öyle, sonuçta o toplumda herkes herkes içindir ve çok eşlilik normal olandır, hiçbir engelle isteksizlikle karşılaşmadan herkes herkesle bir gece geçirebilir, yatağa girebilir, herşey bu kadar kolay olmasa nasıl olurduyu sorar düşünür, lenina ile de paylaşır, hatta bu durum, bernardın sorgulamalarını paylaşması, leninayı korkutur bile.
İşte bernardın bu kafa ile en azından Ayrı vahşi bölgeye gitme ve bu düşüncelerin doğal yollarla hayat bulduğunu düşündüğü bir ortamı gezme gözlemleme planı vardır, lenina da iç endişelerini, diğer insanların düşüncelerini yenip yaz tatilini bernardla geçirmeye karar vermiştir sonunda, henry ile helikopterle gezmekten aynı şeyleri deneyimlemekten, diğer yerlerden sıkılmıştır, kimsenin gitmek istemediği o yere gitmeye karar vermiştir, bernardla
Bernard izin alırken müdürü ona onun yaşlarındayken kendisinin de böyle bir maceraya atıldığını sevdiği bir kadını orada kaybettiğini anlatır,
Bernarda iş harici dışarıdaki davranışları, abuklukları nedeniyle, bir zararı olmasa da toplum intibası olarak ekibe zarar vereceğinden, kendini toparlamasını aksi halde izlandaya göndereceği şeklinde tehdit eder.
İzlanda toplumdan tüm imkanlardan dışlanmaktır. Adeta o hayatın hapishanesidir.
Bernard müdüre karşı kendisini tek bireyselliğinin farkına varan kişi olarak övünürken, müdürü de bernarda nasıl ayar verdiği korkuttuğu hizaya çektiği şeklinde kendisiyle övünüyordur.
Tabi ortak tanıdıkları, bernardın arkadaşı o fazla herşeye yeten yetenekli arkadaşıdır. Helmholtz Watson.
O da tıpkı bernard bazen ağlamaklı ve fazla kendine güvensizken nasıl ondan utanıyor sinirleniyorsa fazla övününce de ondan sevdiği için bu hallerinden nefret ediyordur.
Derken, bernard, lenina ile sonunda vahşi bölgeye giderler.
Öncesinde de tatil yeri gibi bir yerde vakit geçirirler, sınırsız kolonya musluklarının olduğu rahatlığın hazın orgazm seviyesinde yaşandığı ama o seviyenin günde birkaç dk veya saniye değil sürekli standart seviyede olduğu, hatta bernard arkadaşı hemholtz’a telefon görüşmesi yaptığında musluğu açık unuttuğunu kapatmasını ister.
Neyse ana hikayeye dönelim, vahşi bölge deneyimi,
Oradaki insanlar ilkeldir, demir tel koruma vardır bizim dünya ile ora arasında, orayı geçmek isteyen çarpılıp yanar, ayrıca o bölgenin, vahşi bölgenin dışına çıkmakta yasaktır, bir günleri vardır, oradaki insanlar doğar, evlenir, sadece birini sever bağlanır, yaşlanır, hastalanır, aslında biz okurlar için gayet normal insan yaşamları vardır.
Oradakiler için bunlar hiç hayal bile edilemeyecek insan özellikleridir.
Vahşilerin arasına gittiklerinde ilginç şeylerle karşılaşırlar,
Lindayı bulurlar, bernard’ın müdürünün bahsettiği kayıp kadın odur,
Müdürü onu öldü sanar, çünkü dönüşte fırtınaya yakalanmışlar müdür bayılmış uyandığında kız arkadaşını, lindayı bulamamıştır. Cesur yeni dünya askerleri onu şehre geri getirdiğinde, linda öldü kabul edilmiştir, halbuki vahşi bölge insanları, sanırım kızılderililer, lindayı alıp toplumlarına getirmişlerdir. Linda da cesur dünya kadını olarak orada yaşamaya başlamıştır, ama daha laboratuvar ortamında embriyo olarak büyümesinden bebeklik dönemine sonraki dönemlere kadar öyle öğretilerle, telkinlerle büyümüştür ki
Yaşadığı topluma alışmamıştır, hala telkinlerin etkisidedir, normal düz şu an okurlar olarak kitap dışı hayattaki insan gibi yaşamayı becerememekte, benimseyememektedir,
Gerçi bulunduğu toplum, kızılderili bir kabiledir, ilginç ritüelleri, inançları vardır.
Linda için soma yoktur, düzenli kontrol vs yoktur, o yüzden yaşlanacak, bildiğimiz toplumsal insan olacaktır.
Bernard ve lenina onu bulduklarında,
Artık şişko, pörsümüş kirli ve pasaklıdır, yaşlanmaktadır da, elinden her iş gelmez çünkü embriyocu olarak yetişmiş, başka iş bilmemektedir, tüm erkeklerle birlikte olmak onun normal ahlak normudur, tek eşlilik vs anlam veremediği şeylerdir, bu yüzden adamların kadınlarından sürekli dayak yemekte, hor görülmektedir.
Annelik duygusu tatmamış olduğundan oğlu johna nasıl davranması gerektiği konusunda hala beceriksizdir.
Müdürler aslında cinsel deneyim yaşamışlar ve o toplumda yani vahşi bölgede doğum kontrol yöntemi olmadığından çocuğunı doğurmuştur.
Oğlunu hep öte dünyayı överek adeta orayı cennet gibi tanıtarak öğretmiştir, oğlunun en büyük hayali öte dünyaya gitmektir.
Oğlunun adı john’dur.
Vahşi bölgede Toplumdaki yaşlılar eskiden, tarihten bahseder, hatta bir kısmının sandukalarında eski kitaplar bile vardır.
Lenina ve bernard sheckspeare in kitabı ile karşılaşıp şiirlerinden bile okumuştur.
Ancak yeni dünya bu toplumun hayatta kalmasına hala şans tanımaktadır. Ellerinde sopa ile olsa da hala tanrıdan, inançlardan, eski kitaplardan iz vardır bu toplumda, soykırıma gitmemektediler..
Nedeni bilinçli mi çaresizlik mi bilinmez ama bu toplumu gören her yeni dünyalı, zaten burayı itici bulup kendi dünyasına dönmeye can atmakta, buranın pisliğine, yaşlıların kırışıklığına, doğum yapan, emziren, çocuklarla oynayan annelere katlanamamaktadır, her tatsız duyguda soma ile kafayı bulup rahatlama imkanı olmayan bu yerden, lenina gezinti sırasında her an bu duyguyu yaşamaktadır, bernard ise durumdan memnundur, zaten leninaya katlanamayacaksa hiç gelmemesini söylemiştir.
Orda da hasta eden somaya benzer içkiler vardır. Linda bunlarla rahatlamaktadır.
Cesur yeni dünyanın kurucu liderlerince belkide o vahşi bölge, toplumlarından canı sıkılan laboratuvar ürünü, beyni yıkanmış bireylerinin kaçış macerası ama oradaki yaşamı görünce kıyasla kendi toplumlarının kıymetini anlama şeklinde bir emniyet kemeridir.