Puan vermedi·238 syf.··Beğendi
· “..Benim için kutsal bir şey varsa o da bilgidir, gerek bu dünyanın, gerekse öte dünyanın bilgisi. Bu yüzden öğrendiklerimi akıl terazisinde tartıp doğru olup olmadıklarına bakarım.”
İnsan hayal ettiği müddetçe yaşarmış derler ya… Kitabımızda da rüya alemindeki hayallerin içerisinde uçsuz bucaksız kıtalarda gezdik, enterasan olaylara tanık olduk, ilk defa öğrendiğiniz bilgilerin karşısında afalladık yeni bir ben yarattık kendimizde.
İhsan Oktay Anar’ la beni tanıştıran / PUSLU KITALAR ATLASI / tarihten tutunda coğrafya, felsefe, din, mitoloji daha bir çok bilimle harmanlanmış masal tadında fantastik bir roman. Kitabımızın dili başlarda çok karışık gibi gelebilir Arapça, Farsça kelimeler çoğunlukta fakat sıkmıyor tuhaf bir şekilde merakınızı kamçılıyor, tekrar başa dönüp okuduğum sayfalar oldu ama ilerledikçe tadını alıyorsunuz ve elinizden bırakamıyorsunuz.
Kostantiniye’nin en izbe yerlerinde gizlenen belgelerin ülkelerin , imparatorlukların yıkılmasını engellemek için nasıl saklandığı ve bu uğruna hayatlarını nasıl feda ettiklerini yüreğiniz elinizde öğreneceksiniz.
Eserimizin kahramanları; Bünyamin, Uzun İhsan Edendi ve Alibaz beni çok etkiledi. Cesaretlerinin ve yollarının ölümle de olsa tekrar kesişip birbirlerini unutmamaları birbirlerine olan bağlarının bir göstergesiydi.