Tavsiye ederim.
8/10
·136 syf.··
2023 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2023 04:00
18. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren Aydınlanma Çağı'nın olgunlaşmasıyla çok kaliteli eserler ve düşünce sistemleri oluşmaya başlamış. İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Soruşturma Mesela bu kitap da bence müthişti. Birkaç yüzyıl önceki fikirsel kıpırdanmalar bana kalırsa yeterince kuvvetli değildi ve din, devlet, gelenek, toplum karşısında (e haliyle) çok daha çekingendi. Ama bahsi geçen tarihlerden itibaren artık "akıl" her şeyden üstün tutularak kendisine ket vuran engellerden azat olmayı başarmış gözüküyor. Bu anlamda 1750 yılı civarlarından itibaren aklın yükselişi ve özgürlüğü, güzel bir ivmeyle her alandaki gelişmelere zemin oluyor. Benim adıma kitap ilk 25-30 sayfa biraz sıkıcı başladı. Karmaşık cümleler, soyut kavramlarla belki de tam anlatımın içine girip odaklanamadım. Akabinde kitaba ısınmaya ve yazarın düşüncelerine, anlatım tarzına sempati duymaya başladım. Hukuk ile ilgilenen herkesin zaten okumuş olduğunu varsaymakla birlikte işi, alanı hukuk olmayan sıradan bir vatandaşın da bu kitabı okuması gerektiğine inanıyorum. İlla bu kitap olmak zorunda da değil fakat toplum, devlet, hükümet, yasama, yürütme, egemenlik gibi kavramların birbiriyle ilişkisi ve güç dengelerinin doğa yasaları, insan yapısı gibi etkenler düşünüldüğünde ne şekilde düzenlenmesi gerektiği hakkında kaliteli bir bilgi kaynağı okumamız bence bir zorunluluk. İçinde yaşadığımız ve doğar doğmaz yürürlüğe giren bir sözleşme yoluyla bir taraf durumunda olduğumuz vatandaşlık kavramının ne olduğunu, sorumlulukların ve hakların neler olması gerektiği, devletin ve hükümetin ne olduğu ve işleri ne şekilde yürütmesi gerektiğinin en derin mantığını kavramamız gerekiyor. Halkın kendisi ve ortaya çıkardığı devletin tamamı "egemen güç" olarak tanımlanıyor. Egemen güç, oyunun yani sözleşmenin kurallarını, sınırını belirleyen ve üstünde hiçbir yetkenin sınırlayamayacağı asıl kaynaktır. Zamansız ve sınırsız olan egemen gücün iradesini, işleyişini sınırlı bir süre zarfında yürütme görevini alan kendi özel iradesi olan ama asla egemen gücün genel iradesinin dışına çıkma lüksü olmayan görevleri gerçekleştiren ise hükümettir. Hükümetlerin sınırını aşarak egemen güç üzerinde dolaylı veya doğrudan yöntemlerle hak iddia ederek yürütme dışında yasa koyucu ve kural belirleyici olmasının tehlikeleri kitapta anlatılıyor. Jean-Jacques Rousseau güç tanımını, gücün nasıl kısıtlanması veya gerekiyorsa bölünmesi gerektiğini, hangi tür toplum ve devletlerde nasıl yönetim şekillerinin makûl olduğunu kendince iyi açıklıyor. Bazı görüşleri biraz teorik olarak kalsa da yine de okunmaya ve farkında olmaya değer kesinlikle. Roma devletinde hem cumhuriyet hem de imparatorluk döneminde nasıl yönetim organizasyonlarının kurulduğunu, bunların olumlu ve olumsuz yan etkilerini detaylıca ortaya sererek anlatıyor. Yani özet olarak: Bir vatandaş olarak çevremizde neler döndüğünün, bunun tarihsel sürecini ve altyapıdaki mantığını anlamanın büyük önemi var. Örneğin bir hükümetin vatandaşı sırf iyi niyetinden evcil hayvan misali beslemesi ve millet iradesinin çizdiği sınırların dışına taşarak keyfi davranması ve bütün bunlara yine de minnet etmemiz gerektiğini falan düşünen varsa neyin ne olduğunu anlamak açısından faydalı bir kitap.
Toplum SözleşmesiJean-Jacques Rousseau · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,9bin okunma
·
334 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.