Yazarın tüm hikayelerinde olduğu gibi bu hikayenin de dili akıcı ve anlaşılır biçimdedir. Hikayenin kısa ve dilinin akıcı olması ara vermeksizin okuyup bitirmenize neden olacaktır. Hikayemiz taşradan şehre taşınan ve büyük şehrin zor yasamina adapte olmak isteyen bir gencin büyüyüp güçlü birey olmak istemesini anlatmaktadır. Nacizane bir ifadeyle kahramanımız çocukluktan kurtulup güclü bir erkek olmak istemektedir. Fakat nasıl bir trajikomik olaydır ki kahramanın ölümü de bir çocuk hastalığından kaynaklanıyor. Bu hikayenin derin anlamına bakarsak aslında zayıflık olarak bildiğimiz yönlerimizin aslında bazen bizi güclü yapan yönlerimiz oldugunu görebiliriz. Yazar bu düşünceni bir hastalık örneğinde güzel biçimde işlemiştir. Nitekim çocuk hastalığı olarak bilinen kızıl hastalığı çocuklar için hayati risk değilken büyüklerin ölümüne neden olmaktadır.