Puan vermedi·77 syf.··
2019 32. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2019 06:17
Bu kitap hakkında çok şey yazılıp çizildi, çok şey söylendi. İncecik bir kitabın bu denli güçlü etkilerde bulunmasının nedeni neydi? Hayatında satrancın s'sine yer vermeyenleri dahi büyüleyen, bir çoğunu bu büyülü oyuna çağıran, bu oyunu öğreten, kitap karakterimizin yaşadığı zihinsel buhranları yaşatmasa da azıcık odaklandığı bu oyunun zihninin çeperlerini zorladığı anda bundan kaçan nice insan.. Herkes kendi satranç hikayeleriyle bu kitabı irtibatlandırmış. Enteresan.. Bu kitap bir tür satranç el kitabı değil. Bir yazarın Avrupa'nın içinde bulunduğu o büyük savaşta tüm umudunu kaybetmesinin, derin krizler geçirmesinin satıra dökülmüş halidir. Bu öyle bir buhran ki, yazarını eşiyle birlikte intihara sürükler. Artık oyun kaybedilmiş, hamleler işe yaramamıştır. Dünya şampiyonu Czentovic, tüm değerleriyle, tüm pragmatizmiyle, tüm 'alık'lığıyla Avrupayı temsil eder. Kendisini bilime ve tekniğe kaptırmış, bu uğurda savaşmaktan çekinmeyen, tek yönü gelişmiş bir beyne sahip, ancak insani duyarlılıklardan uzaklaşmış, ruhunu kaybetmiş, iletişim kuramayan, temas edemeyen bir Avrupa. Evet şampiyondur, tektir, fakat ruhsuzdur. Kendi aydınlarını tek tek ipe yollayan, gaz odalarında boğan, öldüren bir makine. Öldürmeye (satranç söz konusu olduğunda, yenmeye) koşullanmış bir zeka.. Dr. B., aydını simgeler. Sağduyuludur, sanatçı ruhludur. Hapsedilir, karanlığa mahkum edilir, fakat o karanlıkta bile ruhunu doyuracak şeyler arar, bulur, onunla teskin eder zihnini. Sanat, gördüklerimize verdiğimiz şaşkınlıktan, hayranlıktan doğar. Oysa hamleleriyle, kombinezonlarıyla, varyantlarıyla, oyun-sonuyla, kısacası oyundaki her şeyle tam bir aklı, sıkı bir mantığı temsil eden bu oyun, sanatçı duyarlılığı gelişmiş aydınla temas edince işin rengi değişir. Artık Dr. B., ürettiği bilim ve icat ettiği makineleriyle insanları kıyıma uğratan saf aklın ve mantığın kontrolüne girmiştir. Burada ruha, inceliklere, yaratıcılığa yer yoktur. Burada matematik vardır, mantık vardır. İletişim yoktur, temas yoktur, beyin sadece frontal lobdan ibaret hale gelmiştir; insan, bir mantık robotuna, bir hesap makinesine indirgenmiştir: Bir tür Android. Çıldırış da burada başlar. Zihnin diğer hassasiyetlerini kaybeden, kuru bir akıl tarafından ipe yollanan aydının çıldırışı. Temas ettiği şey, yani satranç, kaçtığı şeyle aynıdır: Ruhunu kaybetmiş bir hesap makinesine dönen Avrupa. Kıyıcı mantık ve matematiksel kesinliklerin tapınılası diyarı..
Teknoloji
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,3bin okunma
··
75 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Aynı şeyleri düşündüğümü ifade edebilirim. Yazarın hayatı, mücadelesi,ve yaşadığı dönemi ve yazarın niçin kendini öldürdüğünü düşününce kitabı basit bir satranç oyununun anlatan kitaba indirgemek bu büyük yazara hakaret sayılır. Kitabı okurken baştan beri mirco‘nun psikolojik ruh tahlillerinde dönemin Avrupa’sını anlattığı izlenimi doğdu içime. Hatta kanaatimce papaz jandarma çavuşu, kahramanları dahi rastgele seçilmemiş olduğunu düşünüyorum. De. B nin eski işi manastırlarla yöneticilerin hesap işlerini tapu kayıtlarını tutması rasgele seçilmiş öğeler olmasa gerek.