İyi günler, #194914348 öykü etkinliği kapsamında ismini vermek istemeyen bir arkadaşın öyküsünü paylaşıyorum. Aslında kendisi bunu depremden önce göndermiş ama ben o sabah görebildim ne yazık ki. Kendisi iyiymiş neyse ki. Daha fazla bende kalmasın artık, iyi okumalar.
---
Yılın son günüydü. Saatler sonra yeni bir yıla girilecekti. Üç yıldır yılbaşında hep başka yerlerde olsam da üç yılbaşında da yaşadığım parti aynı partiydi. Pijama, terlik ve televizyon. Ve yılbaşı programları. Ve olmazsa olmazımız çerez. Kuru yemişler, meyve suyu ve meyve.
İşte ekranda eğlenen insanlar. Çalsın sazlar oynasın kızlar ve neşeyle söylenen şarkılar. Önceden çekilmiş bu görüntüleri izlerken aklımdan "Nasıl da gerçekten yılbaşını yaşıyor gibiler. Şu an başka yerdelerdir." düşünceleri dolaşıyordu ve daldan dala atlamaya başlıyordum zihnimin kıvrımlarında.
Her ne kadar ekran karşısında onları izlesem de kafa olarak başka yerlerdeydim. Bazen geçmişe, bazen geleceğe gidiyor ve anda bulunmak istemiyordum. Bu şamataya daha fazla katlanamadım. Tv yi kapatıp balkona çıktım. Derin bir nefes aldım. Sanki az önce boğuluyormuş gibi havaya aç ciğerlerimi doldurdum doyasıya. Sanki bu alacağım son nefes gibi çektim soğuk havayı içime. Sonra bir rahatlama.
Hava soğuktu. Bir süre sonra üşümüştüm. Mutfağa indim ve bir kahve yaptım kendime. Tekrar balkona geçtim. Buz gibi zemine oturdum. Kahve fincanını iki elimle sıkıca sardım. İlk önce kokusunun tadını çıkardım. Sonra yudumlamaya başladım.
İşte yine gökyüzüyle başbaşaydım. Kahvemi bitirene kadar oturdum. Fincanın sıcaklığını artık hissedemeyince ayağa kalktım. Gözlerim gökyüzündeki yıldızların ışığından çevremdeki evlerin ışıklarına kaydı. İçlerindeki insanları düşündüm. Egleniyorlar mıydı yoksa kafalarını ekrana mı gömmüşlerdi az önceki ben gibi?
Balkon da üzerime üzerime gelmeye başlamıştı artık. Daralıyordum. Başka bir yerde olmak istiyordum. Evet. Başka bir yer. Bugün burada olmak istemiyordum. Nerede olmak istediğimi ise hiç bilmiyordum. Belki de nerede olursam olayım kafamdakiler de benimle geldiği sürece değişen bir şey olmayacaktı. Yine daralacak, yine bunalacak ve yine gitmek isteyecektim. Gitmelerin sonu olmayacaktı ve kendimi bulunduğum yere ait hissetmeyecektim yine.
O an anladım ki başka bir yere gitmesi gereken ben değil düşüncelerimdi. Ben düşüncelerimin doğrultusunda hareket etsem de düşüncelerim benden bağımsız bir birey gibi hep kafasının dikine gidiyordu. Daha fazla bu dramada başrol olmak istemedim. Odama çıktım ve yarım bıraktığım romana kaldığım yerden devam ettim. İşte şimdi başka bir yerdeydim.