Bana kalırsa Kafka'yı anlamak birçok filozofu anlamaktan daha güçtür. Okurken başım ağrıdı. Fakat bu maalesef her zamanki gibi fazlaca anlamaktan değil, anlayabilmek için fazlaca kafa yormaktan. Bazen dedim ki keşke bu kitaptaki her bir özdeyişi açıklayan başka bir kitap daha olsaydı. Kafka okunup anlaşılmalı, bu konuda hemfikir olmalıyız.
İroniye bayılan ruhumu gülümseten birçok deyiş okudum. Birini paylaşmak istiyorum:
"Din yolunda kendini feda etmeye gönüllü olanlar bedeni küçümsemek yerine onu bir çarmıhın üzerinde yükseltirler. Bu bakımdan düşmanlarıyla aynı taraftadırlar."
Aslında bariz önümüzde duran tezatları, sahip olmak ile var olmak arasındaki ilişkide sahip olmak diye bir şeyin var olmadığını, inanç ile ilgili yazarın bakış açısını okuyabilirsiniz.
Hala daha aklıma takılan anlayamadığım yerler olsa da Kafka'yı biraz okur biraz da araştırırsam çözeceğimi düşünüyorum.
Kitabı bitirdiğimde öğrendiğim iki şey vardı. Yahut önceden bilmediğim iki şey: İlki "İçimizde yıkılmaz bir şey oluşturup ona inanmak, o şeye ulaşmaya çalışmak" fikri. İkincisi ise Giyotin denen idam aleti. Onun dışında değinilen birçok konuya felsefi ve psikolojik okumalarım sırasında denk gelmiştim. Fakat Kafka'nın kaleminden okumak aynı kapıya çıkan farklı patikalar bulmak, yani bir yeniden keşfetmenin zevkini verdi diyebilirim.