Puan vermedi·216 syf.··Beğendi
···Okunma: 19 Şubat 2023 18:43 Yalnız Zeynep Kaçar'dan okuduğum ilk kitaptı ve okumaya başladığımda benim için bir sürpriz oldu. Kitabın hoşuma gitmeyeceğini düşündüğüm için değil ama nedense bu kadar sürükleyici bir roman okumayı beklemiyordum. Bununla beraber hızlı tempolu bir roman olduğu için kurguda fazla üzerinde durulmadan atlanan kısımlar ve tutarsızlıklar da var. Aynı sebepten yan karakterleri de derinlemesine tanıyamıyoruz.
Aralık 2018'de okumaya başladığımız hikaye sonraki bölümde 1989'a dönüyor ve kitabın sonuna kadar geriye dönüşlerle Feray'ın son yirmi dokuz yılına tanık oluyoruz. İlk konser deneyiminde uğradığı kaza sonrasında tanıştığı gençlik hatası da tesadüf de denilebilecek bir kararla evlendiği adamı tanıtım yazısında da belirtildiği gibi "sadece bir öpücük kurbağaya çevirmiyor". Verdiği küçük tavizlerin zamanla etrafına ördüğü duvarlar içinden çıkması zor bir kabusa dönüşüyor. Dünyası onun için bir kafes haline geliyor. Acı olan Feray'ın yaşadıklarının aynı durumdaki kadınlar tarafından da yaşanmış ve hala yaşanıyor olması. Sonlara yaklaşırken vazgeçmiş biri olan karşımıza çıkan Feray başka kadınların da aynı kafese sokulmasıyla travmatik bir deneyimle bu kafesten çıkıyor.
Kesinlikle keyifli bir okuma deneyimi değil ama aslında belki de bu yüzden okunması gerekiyor.