"El-fakir el hakir Sinan"
( Değersiz ve muhtaç kul Sinan)
1490 yılında Kayseri'nin Ağrınas köyünde doğduğu bilinmektedir.
Eğitim durumu Acemioğlan mektebinde başlıyarak"dülgerlik"( baba mesleği) ve (dede mesleği marangoz),yapıcılık öğrendi.
Enderun medresesinden mehzun olmuş. Arapça, farsça dilleri lisanını bilerek, Matematik, fizik, geometri ilimlerine son derece hakimdir. Mühendis, mimar, taşa şekil veren incelik katan bir Sanat adamı "Sanatçı"dır.
Sai Çelebi tarafından Mimar Sinan'ın ağzından yazıldığı düşünülen"Tezkeret-ül Bünyan" Ustalık Eseri isimli kitap yazmıştır.
Yeniçeri ocağında asker olduğu dönemde önemli seferlere katılmış bunlardan bazıları;
Yavuz Sultan Selim Han'ın mısır seferi, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Rodos ve hatta Belgrad seferinde ki yaptığı muazzam köprü neticesinde öne çıkmış, ayrıca daha önceden van gölü'nü geçmek için kayıklar yapmasıda; Sultanın dikkatinden kaçmamış, yeteneğini farkedip; Mimarbaşı olarak Devlete hizmetini devam etmesini istemiştir.
Mimar Sinan;
"Yeniçeri Ocağı'ndaki yolumdan ayrılacak olma düşüncesi elem verse de, mimarlığın camiler inşa edip birçok dünya ve ahiret muradına vesile olacağını düşünüp kabul ettim."
Osmanlı'nın beş hükümdarının saltanatına şahitlik etmiş, dört hükümdara da hizmet vermiştir.
En çok bilinen Süleymaniye, Selimiye, Şehzadebaşı camii gibi eserleri ve Ayasofya Kebir camii'ni güçlendirmesi, iki minare daha eklemesi önemlidir.
Yazarımız bu kitapta Mimar Sinan'ın inşa ettiği önemli bazı eserlerinden, bilgi vermiş, resimleri ile yapı özelliklerine değinmiştir.
Gerçekten Mimar Sinan'ın yaptığı camilere gidenler. Süleymaniye gibi ihtişamı gözler önüne sererek farklı bir ruhani atmosfer, bir mâbed olduğu ve o dönemlere bizi götürdüğünü şahsım adına yaşadığımı ve huzur bulduğumu ifade