Bu kitap hakkında nereden başlasam bilemiyorum, öncelikle benim ön yargımı kıran bir kitap olduğunu belirterek başlayabilirim sanırım. Üniversite 1.sınıfta teyzem bana okumam gerektiğini söylemişti,ancak 3 yıl geçmesine rağmen şimdi okuyabildim.
Kitabımızdaki olaylar 1905ten önce Çarlık Rusyasında fabrika işçilerinin başından geçiyor. Kitaba adını veren ana karakteri Pavel'in annesi. Ana karakteri hakkında kısaca bir şeyler söyleyecek olursam; hiçbir zaman tam anlamıyla korkusuz değildi, yüreğinde hep oğlu Pavel ve yoldaşları için korku taşıdı. Taşıdığı korkuya rağmen onların mücadelesinde yer alması, aslında o yaşına kadar hiç bilmediği bir yaşamın mümkün olma ihtimaline duyduğu inancı gösteriyor bizlere. Ana hayatı boyunca kocasından eziyet çekmiş, dayak yemiştir. Kendisinin de söylediği gibi evlenmeden önceki hayallerini, hayatını hatırlamıyor bile.
Pavel ise kendisi gibi işçi olan babasının (babası Pavel'e de iyi davranmıyor, bulundukları yerde korku salan ancak sevilmeyen bir adam) ölümü ile annesi ile baş başa kalıyor. Başlarda annesine karşı oldukça mesafeli ve katı tavırlı olan Pavel kitap okumaya başladıkça değişiyor ve değiştiriyor.
Pavel ve arkadaşları en başta fabrika arkasındaki bataklığın kurutulması için yapılacak masrafta işçilerin kazancından kesilmemesi gerektiği hakkında bir direniş örgütlüyor ve olaylarımız böylece akıp gidiyor. Ana başlangıçta sadece oğlu için kaygılansa da sonra gençlerin yürüdüğü yola, eşit ve hakça bir yaşamın herkesin hakkı olduğuna yürekten inanıyor.
Kitapta terimsel karmaşaya boğmadan sosyalist fikirlerin ifade edilmiştir. Altını çizip beni uzunca düşündüren o kadar çok cümle vardı ki...Son olarak belirtmek istediğim bir bölüm var; Pavel ve arkadaşlarının yargılandığı mahkemede, mahkemenin tutumu, hukukun nasıl devletin kendi çıkarlarına aykırı davrananları sindirmek için bir araç haline geldiği satır satır bize aktarılıyor. Ne yazık ki bu durum bize hiç yabancı değil , ülkemizde 68kuşağı gençlik hareketlerinde bu yargılamaları görmüştük. İlgilisine bir minik öneri, bu kitabı okuduktan sonra Hatırla Sevgili dizisinde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının yargılandığı sahneleri izlerlerse ne kadar benzer bir yargılamanın yaşandığını görebiliriz.
Üzerinden yıllar geçmesine rağmen hala aynı mücadelenin verilmesi ne acı