·504 syf.····Okunma: 01 Mart 2023 17:18 Uzun süredir okumak için beklettiğim,tavsiyeler üzerine başladığım ve her satırında iyi ki okuyorum dediğim bu roman Jack London’dan müthiş bir eser. İsminden anlaşılacağı üzere Martin Eden adındaki karakterin hayatının bir bölümü romanda işlenmiş. Kitap başta bir nevi sevdiği kız için kültür,sanat,çeşitli dallarda kendini geliştirmeye çalışan denizci düşük sınıftan Martin’in hikayesiyle başlıyor. Olayların başlangıcı bir dönüm noktası kitabın asıl konusu gibi olsada,Martin sonraları kendi çapında yazarlığa adım atıyor fakat uzun bir süre hikayelerini,şiirlerini hiçbir dergi-gazete yayınevine kabul ettiremiyor. Bu süreçte sevdiği kızdan kopma noktasına geldiğini düşünüyorum ki artık kız onun bu anlamsız çabalarından da sıkılıyor. Bir gün bir hikayesi güzel bir kazançla satılıyor ve artık Martin’in adını duyurduğu kariyeri başlıyor. Ama bir gerçek var ki artık Martin için tüm bu ün,şan,şöhret hiçbir anlam ifade etmiyor. Hiçbir yazısının umursanmadığı o dönemde yalnız kalışı fakat şimdi herkesin onu kitapları için değil duyulmuş adı,ünü için ona önem göstermesi Martin için akılalmaz bir durum oluyor. Hatta sevdiği kız kapısına geldiğinde bile artık hiçbir şey hissetmiyor. Ait olduğu yere denizlere açılmaya karar verip,belki de asıl insanın ait olması gereken yer karanlıktır diyerek,kendini denizlere atıp gözlerini yumuyor…
Ruhsal çözümlemeleri ve herkesin içine dokunup hislerine tercüman olucak bu eser hakikaten bir sanat eseri.