'Dokuzuncu Hariciye Koğuşu' belki de Peyami SAFA'nın çocukluğunda hastalıklarının pençesinden kurtulmaya çalışırken hissettiği yeis ve üzüntüleri ileride kelimelere döktüğü zaman
karşımıza çıkan şeyin ta kendisidir.
Biz okurlar kitap boyunca bir hastalığın pençesinde yaşam mücadelesi verirken bir aşkın umudu ile güçlenmeye başlayan ancak ilerleyen dönemlerde sevdiği kızı ve sağlığını kaybeden ve vakti zamanında insanların sevgisini ve takdirini kazanmış genç bir çocuğun artık sevilmeyen ve istenmeyen bir adama dönüşüne şahitlik ederiz.
Aşkın en kötü zamanlarda bile yeşerdiğini görüp bundan cesaret bulabilirken aynı zamanda hayatın en katı duvarlarına çarpıp yere düşeriz. Kitapta karşımıza çıkan şey büsbütün umutsuzluk ve hüzündür.Bu hikaye yalnızca tamamlanamamış bir aşkın hikayesi değil adeta çocuk dünyasına yerleştirilmiş bir kameranın bir gözün bir hayatı bütün çıplaklığıyla önümüze serdiği bir trajedidir. #Karavandaki Adam'ın bu kitap hakkındaki düşüncelerinin sadeleştirilmesi ve düzenlenmesidir.Orjinal metin için "youtu.be/SYUyzYMRYGs"bknz.