Bir amaç arıyordum.
İnsanların yüz yıldan fazla yaşamama nedeninin buna uygun olmamaları olduğunu anlamıştım.
Yani psikolojik olarak.
Sanki tükeniyordunuz.
Geriye devam etmenizi sağlamaya yetecek kadar bir benlik kalmıyordu.
Kendi düşüncelerinizden sıkılıyordunuz.
Hayatın kendini tekrarlayışından.
Bir süre sonra görmediğiniz hiçbir gülücük, bir jest kalmıyordu.
Dünya düzenindeki her değişiklik önceki değişiklikleri hatırlatıyordu.
Haberler haber olmaktan çıkıyordu.
"Haber" sözcüğü komik gelmeye başlıyordu.
Her şey bir döngüydü.
Yavaşça dönerek geçmişe doğru giden bir döngü.
Defalarca, tekrar tekrar aynı hataları yapmaya devam eden insanlara duyduğunuz hoşgörü azalmaya başlıyordu.
Bir zamanlar nakaratını çok sevdiğiniz ama artık her duyduğunuzda kulaklarınızı parçalamak istediğiniz bir şarkıyı sonsuza kadar dinlemek gibi bir şeydi bu.
📚| Zamanı Durdurmanın Yolları, Matt Haig
“Çok yoğun ve yakın bir etkileşim içinde olan, varlıklarını birlikte sürdüren iki sistem birbirinden ayrıldığında, ya da ayrılmaya zorlandığında, aralarındaki özel bağ devam eder. Ve eğer sistemlerden birinde bir şey olursa, diğeri binlerce kilometre uzakta olsa bile, aynı veya benzer bir şey onda da gerçekleşir. Olağanüstü durumlar için, ölüm ve ayrılıklar için bir teselli.”