Puan vermedi·207 syf.····Okunma: 11 Mart 2023 14:19 SPOİLER İÇERİR
Kitabı beğendim diyemem, beğenmedim de diyemem. Sonu öyle tuhaf bitti ki, aslında sonda değildi çünkü merak ettiğim çok önemli şeyler vardı. Ama yazar kitabı öyle bir yerde kesti ki sayfayı çevirince kitabın bittiğini anladım. Okurken şöyle dedim keşke yazar sadece bir fikir kitabı yazsaydı çünkü çok güzel fikirlere sahip ama kurguda işler biraz karışmış gibiydi ya da ben anlamadım.
Kurgudan bahsetmek gerekirse üç ABD'li erkek sadece kadınlar ve kız çocuklarının yaşadığı ülkeyi keşfetmeye gidiyor. Gittikleri ülkede muazzam bir düzen var. En dikkat çekici şey ise tarım konusunda ileri bir seviye almış olmaları. Tarım dediğimde öyle tarla falan değil meyve veren ağaçlar yani kadınlar fayda odaklı çalışıyorlar her tarafta bahçeler olgun meyveler, çeşmeler, çardaklar...Mükemmel bir eğitim sistemleri vardı aklınıza gelebilecek her türlü pozitif bilime sahiptiler Dünya ile bir bağlantıları olmamasına rağmen kendilerini her alanda Dünya'dan daha iyi geliştirmişlerdi. Ve aralarında kötülük, mutsuzluk, diye bir kavram yoktu. Hepsi çok güçlüydü çünkü hiç durmadan çalışıyorlardı belki de güçsüzlük bizim kadınlara atfettiğimiz bir şeydi.
Bu kitabın bana kattığı en temel şey ise tüm bildiğim kavramları oturup en baştan düşünmemi sağladı. Çünkü Kadınlar Ülkesindeki kadınlar üç erkekten onlara her şeyi öğretmesini istemişti ve kadınlar dünyayı öğrenemiyorlardı anlayamıyorlardı bizim NORMALLEŞTİRDİĞİMİZ her şey onlar için anlaşılmazdı onların ilk kez duyduğu kavramlara verdiği tepkilerle bende o kavramları en baştan irdeliyordum.
Peki bu kadınlar nasıl ürediler? Kitap boyunca düşünmeden duramıyorsunuz... Bu kısım beni çok etkiledi kadınlar kendilerini anneliğe hazır hissettiklerinde o çocuğa yeterince sevgiyi vereceklerini hissettiklerinde hamile kalıyorlardı. Peki kötü anne olma ihtimali olanlar onlar yok muydu? Eğer öyle kızlar hamile kalırlarsa çocuğu koruyup eğitecek bir kişi onlarla kalıyordu. Çok ince bir mesaj var burada ve bu ülkede doğan çocuklar herkesin çocuğuydu onları o kadar mükemmel şekilde eğitiyorlardı ki
Bu ülkede her şey düşünülmüştü köpekler, kediler, psikoloji, annelik, tarih, tarım, hayvancılık, elbiseler, en önemlisi de eğitim, ve annelik onlar için öylesine kutsaldı ki daha doğrusu çocuk eğitme konusu kutsaldı ki. Onlar çocuklarını dünyadan korumak yerine dünyayı koruyup güzelleştirmişlerdi. Hep gelişmişlerdi hep eğitim ile iç içeydiler. Zihin eğitimi onlar için çok önemliydi. Daha sonra bu üç genç erkek 3 milyon kadının arasından 3 kişiyle evlendi.
Fakat kitabın sonlarına doğru anlıyorsunuz ki her şeyi tamam olan bu ülkede çok büyük eksiklik mi hata mı desem aslında bir şeyler hep eksikti: bu kadınlar ebeveynlik üzerine o kadar kafayı yormuşlardı ki artık duyguları kalmamıştı annelik onlar için kutsaldı ve asla eşlerini anlayamıyorlardı, eşleri de onları anlayamıyordu. Kitabın sonunda ülkelerine sürgün edildiler ve sadece bir erkeğin karısı onunla gelmeyi kabul etti. Tam ülkelerine dönüp dünyaya nasıl tepki vereceklerini beklerken kitap bitti çok şaşırdım doğrusu.
Her şeyleri tam olan ülkenin karşı cinse ihtiyacı vardı aslında iki cins birbirini tamamlıyordu, yaşadıkları ilişki duygularına önem veriyordu ama onlar bundan mahrum bırakılmışlardı. Kuran'ın da dediği gibi "onlar sizin için bir örtü sizde onlar için bir örtüsünüz."