Bir aşk düşünün ki “Tanrıya inanmıyorum artık, ben sadece sana inanıyorum.” dedirtiyor insana. Peki birine körü körüne bu kadar bağlanmak, onu kendinden de vazgeçecek kadar çok sevmek ne kadar doğru?
Bilinmeyen bu kadının çocukluğunda başlayan platonik aşkı son anına kadar onunla birlikte yaşıyor. Karakterimizin hayatını güzelleştirebilecekken onu hiç tanımayan bir adama sadık kalmayı tercih edişi ile, içinde büyüttüğü sevgisi ile her şeyiyle harika bir kitap.
Kitabın sonunda, bilinmeyen bir kadından gelen mektubu okuyup bitiren R.’ nin, aldığı bu gizemli mektuptan sonra nasıl bir hayat süreceğini merak ettim. Belki hiç tanımadığı, farkında bile olmadığı, onu taparcasına çok seven kadın için vicdan azabı çekmiştir, kim bilir. :)
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig