·461 syf.····Okunma: 25 Mart 2023 17:23 Tayin işlemlerim, taşınma, yeni hayatıma alışma derken uzun bir okuma sürecinden çıktım. Kitabın hakkı olan okuma süresi kesinlikle bu değildi, çünkü zaman zaman durağan kısımları olsa da aslında oldukça akıcı bir anlatıma sahip.
Kitap ünlü fahişe Dewi Ayu'nun mezarından dirilerek çıkmasıyla başlıyor ve kısa bir süre sonra geçmişi okumaya başlıyoruz. Dewi Ayu babaları birbirinden farklı dört kıza sahiptir. Kızlardan Alamanda, Adinda, Maya Dewi birbirlerinden güzellerken sonuncu kız kardeş ise tersine çok çirkindir ve buna tezat olarak adı Güzel'dir.
Kitap Dewi Ayu'yu ve onun ailesini anlatıyor; fakat bu kuşaklar süren bir hikayedir. Dewi Ayu'nun büyük ebeveynlerinden başlayıp torunlarına kadar olan hikayeyi okuyoruz. Arka planda ise Endonezya tarihini, yaşanan arbedeleri okuyoruz. Bu kısımları anlamakta zaman zaman zorlandığımı ve dikkatimin dağıldığını söyleyebilirim. Fakat neticede anlaşılıyor.
Kitap büyülü gerçekçilikle kaleme alınmış ve bu akımı çok sevdiğimi birden çok kez söylemişimdir. Kitap büyülü gerçekçilik tarzında kaleme alındığı için çok acıklı olayları dahi bizi çok sıkıntıya sokmadan okuyabiliyoruz.
Kitapta çok fazla karakter var, yazar herbir karakteri detaylı bir şekilde anlatıp hikayeye dahil ediyor. Herbir karakterin hikayedeki konumu için de gerekli altyapıları hazırlamış.
Yazarın tarzını Gabriel Garcia Marquez'e benzettiğimi söyleyebilirim.
Kitapta kadınların her dönemde zor koşullar altında bulunduğunu ve ne yazık ki birçok haklarının ellerinden alındığını görüyoruz. Savaş döneminde de barış elde edildiğinde de kadınların bir şekilde erkekler tarafından baskı altında tutulduğuna ya da bir şeylere mecbur bırakıldığına tanık oluyoruz. Ve kitap her ne kadar güzellik bir yaradır dese de kitaptan çıkan şey kadın olmanın zorlukları oluyor sanki...
Herkese iyi okumalar dilerim.