Ela, nam-ı diğer Miço.
Her genç kız gibi onunda hayalleri vardı. Ta ki bir gece dünyası başına yıkılana kadar... Sonrası ruhu bedenini terk etmiş bir Ela... Onu en çok koruyup kollaması gerekenler tarafından en büyük yarayı aldı. O da yetmezmiş gibi annesi tarafından evden kovuldu... Kimsesiz, kolu kanadı kırık kalan Ela, bir ceset gibi kıvrılıp yattığı balıkçı teknesinde, sahibinin onu bulması ve yardım elini uzatması ile orası onun yeni yuvası oldu. Zaten başka da çaresi yoktu. Ya ölmeyi seçecek ya da yaşamak için savaşacaktı.
Miraç Çağan; nam-ı diğer Boz Ayı...
Ela'nın en zorlu sınavı...
Güzel bir hayatı varken babasının hataları yüzünden, tüm varlıklarını kaybeden, o da yetmezmiş gibi tüm bu acılara dayanamayıp hastalanan annesini tedavi ettirecek durumları olmadığı için toprağa veren öfkeli ve dilinin kemiği olmayan bir adam.
Şimdi radarında Miço var.
Babasının genç ve yeni sevgilisi.
Onu yıldırıp kaçırana kadar ona rahat yok. Miraç'ın, bilmediği şey hıncını çıkardığı kişinin aralarında ki en masum kişi olması...
Bir yanda insanlara güvenini kaybetmiş Ela, diğer yanda tüm dünyaya öfkeli Miraç...
Bu savaşın galibi kim olacak dersiniz?
Miraç'a başlarda çok kızsamda merhametine ve Ela'ya sahip çıkmasına kalbim eridi. Üstelik hayat onun için de çok zorken yaptı bunu. Bu hayatta ne iş yaptığın, ne kadar paran olduğu hiç önemli değil. Önemli olan iyi insan olabilmek ve Miraç da gerçekten çok özel bir kalbe sahipti.
Ben sadece kitabın sonunda Ela'nın ailesine ne olduğunu okumak isterdim. Ve Miraç'ın tek yumruk ile kalmamasını... (Okuyanlar ne demek istediğimi anlayacaktır.)
oku yor YAZAR Canım Nuray'ım bana harika bir sürpriz yaptı ve bu bebeği bana imzalı yolladı. Nuray'ım teşekkür ederim, ballı çöreğim...
Selvi Atıcı