Beyaz Kale
7/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
Osmanlıya esir düşen bir italyan genci ile ona çok benzeyen Hoca arasındaki bir yaşantı hikayesidir. ikizlerin yer değiştirmesi gerek filmlerde gerek kitaplarda çok sık rastlanan mevzuudur. Bizim kitabımızda bir aynalama konusunu dile getirmek anlamında birbirlerinin uzun yıllar etkileyerek artık birinin diğerine diğerinin ötekisine benzeşmesi durumudur. Tıpkı evli çiftler gibi. Uzun yıllar o İtalya daki hristiyanları düşünme biçimlerini çalışmalarını, astrolojiyi matematiği diğeri de müslümanlığı osmanlı daki herşeyi zaten orada yaşadığı için kendi de gözlemliyor etkiliyorlar birbirlerini. Gel zaman git zaman artık saraya birlikte gidiyorlar müneccimbaşılık bunlara kalıyor fakat hoca nında dediği gibi bizler ve sizler, bunlar onlar dediği batı ve doğunun benzerlikleri ve ayrıştıkları konulara yer veriyor. Öncelikle de ayna metaforunu irdelersek ''ben ben miyim?'' sorusu biz osmanlıların en çok sorduğudur derken bizim azat edilmeyi bekleyen dininden ödün vermeyen esirimiz de kendi ülkesinde içe bakmayı doğrulatan asLında ben kimim içeride kim var derler diye anlatıyor. Sıradan insanların bile evlerinin her yerinde ayna vardır oysa sizde uğursuzluk sayılır der. Hoca sık sık yabancıların düşünme şeklini beyinlerinin kıvrımlarını bile merak eder, esirin hikaye yazışlarına dudak burkarken sonra da özenir her şey de olduğu gibi taklit eder hoş hoca da bilgilidir ama ondan öğrendiklerini de belli etmez. Zaten ben biliyoruma getirir. Kitap boyunca doğu batı ikircikliğini görürüz, yine bir postmodern kurmacasında bir tarihsel masal okuyoruz.Zaman 17. yüzyıl, mekanlar ise paşanın evi, padişahın sarayı en çok da Haliç ebakan odaları olan köhne bakımsız Hoca nın evidir. En sonunda esir bir kitap yazıyor bu kitapta Hoca dan bahsediyor gittiğinden birbirlerinin yerine geçmelerinden kendi italya daki kardeşlerinden annesin den ve nişanlısından bahsediyor, ama kendisi o kadar azat edilmeyi beklerken olaylar onun orada kalmasını diğerinin de kaçması gerektiği şeklinde gelişiyor. Yok kalmasaydı öldürülebilirdi. Tüm müneccimbaşlarına yapıldığı gibi. Aslında hoca nın da öldürülmesi an meselesi idi çünkü padişahın ondan istediği silahlar toplar istenildiği gibi değildi ve diş bileyen saraydaki düşmanları sürekli padişahın başının etini yiyorlardı ve sık sık da yeniçerilerin ayaklanma zamanlarıydı. yani bir kargaşa dönemi idi. ikisinin de bu şekilde kurtuluşu seçmişti. Orhan Pamuk kitaplarının çoğunu okumuş birisi olarak söyleyebilirim ki bu da şahane bir eser olmuş. Tavsiyemdir, özellikle masal ve Osmanlı hikayelerini sevenler bir de postmodern anlatıyla deneyimlemek isteyenler için oldukça iyi bir eser.
Edebiyat & Roman
Beyaz KaleOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202311,3bin okunma
·
35 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.