Açıkçası “Yalnızlar” kitabına çok büyük bir önyargıyla başlamıştım. Yazarının Ermeni olmasından ötürü kitapta sürekli bir Türk aşağılaması olur diye düşünmüştüm ama yazar beni şaşırtmayı ve kendini sevdirmeyi başardı.
“Yalnızlar” kitabı 1950’ler Türkiyesinde yaşayan iki ailenin iki gününü anlatan bir eser. Eser içerisinde konu alınan bir sürü alt başlık var. Bunlardan birkaçı; kadının objeleştirilmesi, Ermeni-Türk arasında yaşanılan gerilim, o zamanki Türkiye’nin toplumsal yaşantısı ,çocukluktan kalma travmaların etkileri vb. Yazar bizi bütün karakterlerin iç dünyasına sokarak nasıl bir psikolojiye ve karaktere sahip olduklarını ve bununla birlikte nasıl yalnızlaştıklarını başarılı bir şekilde anlatmış. Kitapta tek rahatsız olduğum durum kadının fazlasıyla aşağılanmasıydı fakat o zamanlarda insanların görüşü öyleymiş ki yazar da öyle yazmış diyerek kendimi avutuyorum. Gayet normal bir şekilde devam eden eserin sonlarına doğru yaşanan olaylar benim kitaba olan beğenimi daha da arttırdı. YalnızlarZaven Biberyan