Puan vermedi·264 syf.····Okunma: 28 Nisan 2023 11:10 Her Zweig okuması beni bambaşka bir dünyaya sürüklüyor. Yine çok hassas bir konuda yazmış. İnsanın duygularının olduğu her olay hassastır tabii ki. Ama burada durum biraz daha farklı. Aşkından acı çeken bir genç kız değil. Yaşlı bir adam. Üstelikte acısını duyduğu şey inanç gündeminde kabul edilemez bir şey. Hoş sadece inanç düzleminde değil, etik, ahlak, mantık ne varsa böylesi bir durumu reddediyor. Durumun ne olduğunu bile net şekilde ifade edemiyor oluşum bence olayın vehametini daha iyi anlatıyor. Kimse yoo ben yazdım ya da yaşadım gayette demesin. İnsan kadın erkek arasındaki yasak bir şeyi bile ne öyle açık yazabilir ne de yoo ben çok kolay yaşadım diyebilir. En göz önünde yaşayanlar bile aşağılandıkları bir bakış sezdiklerinde "yoo" diyemez. Ben burada yaşlı prof.un hislerinden ziyade Zweig'in onu anlatabilmesini , hissettirebilmesini savunacağım. Bu hisler var. Biz inkar etsek de bazen herkesin gıpta ile baktığı bir adam başka bir erkeğe duygu yüklü olabiliyor. Barcelonada bir kasabaya gitmiştik trenle. Sitges, eşcinsel gurubu etrafında olağanüstü bir etkinliğe sahip bir kasaba. Yani adım başı görebiliyorsunuz. Ben bunu tabii ki bilmiyordum. Ve hayatımda ilk defa olarak bir erkeğin benden rahatsız olduğuna şahit oldum. Hem de çok basit bir hareketim yüzünden. Uzun bir bankın sadece bir ucuna oturmak istedim sahilde. Diğer kızların olduğu yerde yer kalmadığı için. Yazarken bile gülümsetiyor. Demek istediğim o çocuklar benden birbirini kıskandı. Ben bunu hissettim. Bu sadece cinsel bir his değil yani duygusal maalesef. O yüzden baş etmesi de zordur. Bir şey diyemem. Yasak ama gerçek. Böyle bir durumda ne yapılması gerektiğini düşünürken bile beynim felç oluyor. İmtihan demek buraya yakışır mı bilmiyorum ama madem yaradılış gerçeği bu da bir imtihan deyip susacağım.