“Benim için bu kitabın tanıklık değerinin gerçekten büyük olduğunu söyleyebilirim. Benim için diyorum, çünkü benim önümde tanıklık ediyor, derinliğini ve güçlüklerini yalnız benim bildiğim bir tanıklık istiyor benden. Nedenini söylemeyi denemek isterdim.” Albert CamusAlbert Camus ile uzun süredir tanışmayı ve Yabancı kitabını okumak istiyordum. Fakat kendisini daha iyi tanımak için önce deneme türünde yazmış olduğu bu eseriyle başlamayı uygun buldum.
Yazarın eseriyle ilgili söylediği “Bir gün Tersi ve Yüzü’nü yeniden yazmayı başaramazsam, hiçbir şey başaramamış olacağım.” sözleri de dikkatimi çekti. Bu sebeple kitabı okurken de zihnimin bir köşesinde “acaba yeniden yazabilseydi nasıl olurdu?” düşüncesi yer etti. Çünkü maalesef Albert Camus 22 yaşında yazdığı bu eserini yeniden yazamadan trafik kazasıyla hayatını kaybediyor.
Gelelim eserimizin içeriğine ve yapısına. 70 sayfadan oluşan bu kitap içerisinde 5 farklı deneme barındırıyor. Bunlar; Alay, Evetle Hayır Arasında, Ruhta Ölüm, Yaşama Aşkı, Tersi ve Yüzü. Albert Camus bu başlıkların altında düşüncelerini oldukça yalın ve anlaşılır bir dille aktarıyor. Zaten kendisi basit olmayı, olabilmeyi derinlik olarak ifade ediyor. Kitap boyunca “basitlik ve açık görüşlülük” sözcülerini vurguluyor.
“Böyle işte, dünyanın derin anlamını duyar gibi olduğum her seferde, onun basitliği şaşırttı hep beni.” s.45
“Açık görüşlülüğe gereksinimim var. Evet her şey basit. İnsanlar karıştırıyor işleri.” s.48
“Önemli olan insanca ve basit olmak. Hayır, gerçek olmaktır önemli olan, hepsi girer bunun içine, insanlık da basitlik de.” s.69
Üzerinde durduğu diğer konular; yoksulluk, yalnızlık, yaşam ve ölüm, umut ve umutsuzluk, yolculuk. Albert Camus yaşamın kendisini ve yaşamın içinde olup bitenleri en yalın, en çıplak, en basit biçimiyle anlamaya ve anlatmaya çalışmıştır. Kendisinden ve çevresinden de oldukça açık ve dolaysız bir şekilde söz etmiştir. Üstelik yoksulluktan da söz ederken, yoksulluğun kendisi için hiçbir zaman mutsuzluk sebebi olmadığını dile getiriyor. Aksine, kendi içinde tükenmez güçler duyduğunu ve güçlerine set çeken şeyin yoksulluk olmadığını ifade ediyor.
“Benim yaşadığım yoksulluk bana hıncı öğretmedi, tam tersine, belirli bir sadıklığı, bir de sessiz bağlılığı öğretti.” Albert Camus
“Yoksullukta bir yalnızlık vardır, ama her nesneye değerini veren bir yalnızlık.” s.41
“Yokluğun belirli bir noktasında, hiçbir şey, hiçbir şeye götürmez olur, ne umut, ne umutsuzluk köklü görünür. Tüm yaşam tek bir imgede özetlenir.” s.45
Kitap boyunca birçok satırı tekrar tekrar okudum, üstelik okurken de çok keyif aldım. Değindiğim kısımlar dışında, fark edilerek üzerine durulacak birçok düşünce vardır. Eğer Albert Camus ile henüz tanışmadıysanız, yazarı tanıyabileceğiniz kıymetli bir eser. Tanımaktan söz etmişken… Tanımanın bitmeyen bir süreç olduğunun bilincinde olarak, yazarın okuyacağım diğer eserlerinde neler bulacağım konusunda şimdiden heyecanlıyım. Sizler de eğer Camus’nün düşünce dünyasıyla ilgili 70 sayfalık, akıp giden bir eserini daha okumak isterseniz buyurunuz önerimdir :)