“Bir kuşu özgür olduğuna ikna edebilmek niye dünyanın en zor işi?” Kitabın kapağında ki bu soru kitabı özetleyen bir cümle sanki.. Kısa ve martı resimleriyle olan bu hikaye, martılar üzerinden insanlara verilen mesajlarla, hayati ve anlamını sorgulatıyor.Ne için yaşıyoruz? Farklı düşünsek de toplumdan dışlanma kaygısıyla ne kadar özgür davranabiliyoruz? Sivrilmemek için kanatlarımızı mı kırmalıyız? yoksa sonuna kadar mücadele edip aslında hakkımız olan özgürlüğe konulan baskıları ve normlarla dayatmaları ezip geçmelimiyiz? Martı Jonathan Livingston’un bu çekişmeleri ve tutkuyla öğrenme açlığı, sınırlarını aşmak için diretişi ve yılmadan çalışarak hayatında anlamını bulması bu raddeden sonra da içinde ki sevgi ve sabırla diğer martılara kendilerini bulmada yardım etmesi çok sade ama felsefi yönden derin mesajlarıyla anlatan harika bir öykü. Okumayanlara kesinlikle tavsiye ediyorum. Kitap da ki metaforlar harika..