Her Ay Okuyanlar Kulübü Bazı öyküler vardır ; mahallemizden, sokağımızdan, yan komşumuzdan, karşı dairedeki yaşlı çiftten, köşedeki manavdan, mahallemizin kasabından bahseder sanki ve biz bu öyküleri tanımlarken hayatın içinden, kendimizden bir parça var bu öykülerde deriz.
Emre Karakaya'nın öykülerinde ise gerçek ile düş arasındaki ince çizgide yürür gibisiniz. Ne oradasınızdır, ne burada. Biraz oradan, biraz buradan...
Satır aralarında kaybolurken bulduklarımız, bulduğumuzu sandıklarımızla aslında hiç tesadüf etmediğimizi anladıklarımız var bu öykülerde.
Yaşarken ölü olanlar ile öldü dediklerimizin yaşadığı, bazen şahit olup, bazen bir gölge gibi süzüldüğümüz, kimsenin farkına varmadığı hallerimiz...
Ve öylesine dalıp gitmişken aklımızdan geçenler, ya da geçtiğini sandıklarımız...
Kitapta yedi öykü bulunuyor. Hüzün kokan öyküler. Ne kadar tanıdıksa, bir o kadar da yabancı.
Neyse ben sözü daha fazla uzatmayayım, okuyunuz :-)