Yunanistan'a Peribacaları diyarına gelen Dimitrous ile başlıyor hikayemiz. Dimitrous Aziz'i buluyor fakat bir şekilde Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz'ün davetiyle 2 hafta misafir oluyor ve okurken o zamanda bu zamana hiçbir şeyin değişmediğini, düzenin aynı düzen olduğunu görüyoruz maalesef.
Bir kitap görevlisinin insanlara kitap okutmak için gösterdiği çabayı okuyup hayran kalıyoruz ve bu görevli aynı zamanda Ürgüp halkının kalkınması için kooperatif kurup gelir elde etmelerine nasıl katkıda bulunduğuna şahit oluyoruz.
Ee tabi tüm bunlar yaşanırken bir kesim rahatsız olmaya başlıyor. Halkın aydınlanması, okuması, cehaletin azalması bir grubu rahatsız ediyor ki eşekli kütüphanecimiz haksızlıklara uğruyor.
Bu haksızlıklara uğrarken normalde yanında olanlar bir anda kayboluyor. Çünkü kimse yerinden olmak istemiyor. Ne yazık ki hala aynı...
Özellikle yazarın kendisi de köy enstitülerinde eğitim görmüş biri olarak kapatılmalarına duyduğu kızgınlığı kitaba çok güzel yedirmiş.
Ben okurken keyif aldım. Okurken çok olaylı değil fakat yalın bir anlatımla toplumun bir derdi anlatılmış. Düz akan, heyecan uyandırmayan ama çarpıcı bir konuya parmak basan bir kitap. Tavsiyemdir.
Eşekli KütüphaneciFakir Baykurt