BA-YIL-DIM!
Murat Menteş'i çok severim. Uzun zaman önce Dublörün Dilemması ile Ruhi Mücerret i okumuştum. Fink yazardan okuduğum üçüncü kitap. Ah, Menteş kalemini ne çok özlemişim!
Gerçek ve sıradışı bir hayat hikayesini okuyoruz, Murat Menteş kaleminden. Göksenin Yıldırım, kendi ülkesinde tanınmayan, ülkesinden kilometrelerce uzakta ise podyumların yıldızı olan bir model. Kalbinde ve hayatında müslümanlığı yaşatıyor. Gündüz bebeksi hatunlarla poz verirken, akşam oruç açıyor veya namaz kılıyor. Podyumla müslümanlık arasındaki çok ilginç bir hayat hikayesini okuyoruz. Dindarlığı, dünyeviliği, entelektüelliği ve daha bir çok kavramı aynı anda sorguluyoruz. Dünyanın pek çok ülkesine seyahat ediyor, ilginç kültürlere tanıklık ediyoruz.
Hikaye o kadar enteresan ki, yazarın kendisi dahi "Bu romanda anlatılanlar gerçek olmasaydı, onları uyduramazdım." diyor.
Diğer kitaplarından farklı olarak burada "seci sanatını" kullanıyor Menteş. Yani düz yazı içinde şiirsel kafiyelere rastlıyoruz. İlk başlarda "ne okuyorum ben" derken, sonra sonra gülümsemeye başlıyoruz. Geri kalan kısım bildiğimiz Menteş; espirili, düşündürücü, şaşırtıcı, ufuk açıcı.
Menteş'de özel olarak sevdiğim bir şey: Aşkı çok güzel anlatıyor ve kadınlara çok güzel iltifat ediyor :) bayılıyorum bu cümlelerine.
Bazı ara metinler çok çok başarılı, örneğin iki paragraflık bir metin sizi bir anda alıp götürebiliyor.
Menteş hep yazsın, biz hep okuyalım.
Tavsiyemdir efenim.
Murat MenteşFink