Keşke bu kitabı bu kadar depresif olmadığım bir dönemde okusaydım. Zira dış dünyanın ruhuma verdiği azap dolayısıyla kaçıp kitaplara sığınmak isterken Yozo'nun yaşadığı yalnızlığı okumak içimi daha çok daralttı. Bu nedenle normalde, sevgi görmemiş ve türlü türlü samimiyetsiz insan ilişkilerine şahit olmuş bir çocuğun hayat mücadelesini okumak, insan psikolojisini anlamama yardımcı olacakken bu süreçte okumam ancak kendi psikolojimi bozdu.
Yine de söylemek isterim ki Osamu Dazai psikolojinin derinliklerine çok hakim ve bunu kalemine muazzam bir şekilde yansıtmış.
Bazen bir insan sırf toplum yüzünden günden güne insanlığından olur, ne tarafa gitse, hangi yolu denese fayda etmez. Yozo'nun hikayesi de böyle midir yoksa o, doğduğu eve yalnızlığıyla gelmiş, kendince yaşamış fakat hiç insan olamamış mıdır?
Bilemiyorum.
Yozo, bir türlü anlamlandıramadığı insanlardan fizikisel olarak değil de, onlara şamatalıklar yaparak, onları bilinçli yaptığı saçma hareketlerle güldürerek, fakat hiçbir zaman kendi duygu ve düşüncelerini yansıtmaya cesaret edemeyerek uzaklaşır.
O, Oğuz Atay'ın Tutunamayanlarından farklı bir tutunamayandır. Zahirde hüznünü saklamıştır. Fakat fotoğraflara yansıyan gülüşü bile onu ele vermektedir bütün çıplaklığıyla.
Uzun lafın kısası, bu kitabı herkese önermem. Konu ilginizi çekiyor ise ve iyi bir psikolojik inceleme okumak istiyorsanız kesinlikle size hitap edecektir.
"Hayatımda sadece bir kez büyük, şiddetli bir neşe yaşamak istiyorum."
...