·96 syf.··Beğendi
···Okunma: 20 Mayıs 2023 21:02 Nazım Hikmet’in öldüğünü Şemdinli’de öğrendim. Birkaç gün geç gelen gazetelerin birinde. Birinci sayfada tek sütuna bir haberdi.
Cemal’in ölümü telefonla geldi, sıcağı soğumadan.
Ahmed Arif’in ölümünü ise televizyondan işittim. Ne yapsam diye birkaç kez sordum kendime.
Yazar kitaba bu cümlelerle başlıyor ben de incelememe böyle başlamak istedim. İlk olarak bu üç şairin ölümleri ve cenazesine gittikten sonra yaptıklarını hissettiklerini okuyoruz. Kitap bir biyografi kitabıydı ama sanki şiir okuyordum. Çok güzel bir dille yazılmıştı. İncelememi daha ilk sayfadan notlar alarak yazmaya başladım. İlk defa bir kitabı bu kadar detaylıca inceledim çünkü bu üç şair de çok önemli. Yazar bu üç şairden Nazım Hikmet’i hiç görmemiş ama Ahmed Arif ve Cemal Süreya ile dostmuş. Ben başlarda sadece bir araştırma olarak düşündüm ama yakın dostlar olduklarını okudukça öğrendim.
Kitapta üç şairden bahsederken ara ara şiirlerinden örnekler vererek kişiliklerini anlatıyor. “ Beyaz Zambaklar Ülkesinde”kitabında yazılan halkın içinden çıkıp halktaki kıvılcımı güçlendirip ateşe çeviren insanların gerektiğini okumuştum. Bizde de o ateşi güçlendiren şairlere örnek olarak bu üç şair verilebilir.
Cemal Süreyya’ya acıma duygusu uyandırıyor yazar. Bu üç şair de çok acılar çekmiş ama Cemal Süreya’dan bahsederken sürgüne götürüldü “sürgün” denilmesinden korkuyor diyor. Ne çocukluk anılarını ne de Erzincan’ı bize 50’li 60’lı yıllarda anlatmadı. Gizledi. Kendini bir yere oturtamamış diyor. Fakat buna karşın sayfa 69’da “Kendini tilki sanan tavşanların arasında, gizli tilki. “ olarak bahsediyor. Okuduğum kadarıyla Cemal Süreya pek anlaşılmamış olsa da çok zeki bir insanmış.
Ve son sayfalarda Ahmed Arif’in Anadolu şiirini örnekleyerek kendi yorumuyla güzel bir açıklama yapıyor bunu buraya yazamayacağım çünkü uzun ama profilimde sabitledim gerçekten çok beğendiğim için incelememe de eklemek istedim.
Okurken sadece bu üç şairin hayatını ve kişiliklerini değil aynı zamanda yazarın karakterini de biraz öğrendim. Şiirlerini Cemal Süreyya’ya okurmuş. Örneğin:
“Beyaz bir karanlıkta mıyız
Siyah bir aydınlıkta mı” diye biten bir şiirini okuyunca Cemal Süreya kendisini otuzbeş yaşlarında biri olarak düşünmüş.
Dönemin gerektirdiği üzere siyaset hakkında da yazı vardı. Anlamadığım kısımlar da vardı ama internetten araştırıp öğrendiğim tarih olaylar da oldu o yüzden kitabın bana bir şeyler kattığını düşünüyorum. Elimden geldiğince açıkladım anlatma konusunda biraz acemi olabilirim ama kitabı beğendiğim. Öneririm.