Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmed Arif

Üç Şair

Muzaffer İlhan Erdost
Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 43 dk.
Sayfa Sayısı:
96
Basım Tarihi:
2006
Yayınevi:
Onur Yayınları
ISBN:
9789753510055
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·96 syf.··
2025 23. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 20:24
Kendisi de şair olan Muzaffer İlhan Erdost’un bu kitabını tavsiye ederim. Hepsi de sol dünya görüşünü benimsemiş şairler ile ilgili bu inceleme kitabı yararlı olabilir.Öncelikle Nazım Hikmet ‘ten başlıyor anlatmaya ve şairi hiç şahsen görmediğini söylüyor. Sosyalizmin kısa bir tarifiyle birlikte , ekonomi politikten bahsederek Nazım’ın sosyalizmin tümüne nüfuz eden dünya görüşünün şiirine etkisini gözler önüne seriyor. Lenin’i benimseyen Nazım Stalin den pek hoşlanmıyor kitaba göre. Ve yerel olana olan sevgisi konusunda Lenin’den esinlendiğini anlıyoruz özellikle de Memleketimi seviyorum adlı şiirinde. Yaşamak ! Bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine bu hasret bizim. Adlı şiiriyle de evrensele yaklaşmayı bilen dev şairdir Nazım. Yaşadığı dönemde politik iklim şiirlerine çokça yansımıştır.Yerel unsurlar kadar evrensel unsurları da şiirine katmayı bilmiştir. İkinci olarak kitap Cemal Süreya ‘ya yer vermis şairimiz. Cemal Süreya’nın Kürt kimliği ile ilgili verdiği bilgilerden çok sürgün yaşamasını ve yaşadığı sürece sürgün edilişini gizlemiş olmasını şaşkınlıkla karşıladım. Muzaffer Erdost Nazım Hikmet le hiç tanışmamış olsa da Cemal Süreya ‘yı ve Ahmet Arif’i tanımaktadır. Cemal Süreya gizli bir sosyalisttir Muzaffer Erdost’a göre .Ve Cemal Süreya ‘nın ölüme ilişkin yazmış olduğu iki şiir tezatlık varmış gibi görünse de bu kavrama iki yönden bakmayı becermiş bir şairin şiiri çok yönlü ele alışı göze çarpar. ‘Ölüm geliyor aklıma ölüm/ Bir ağacın gövdesine sarılıyorum dizesinde şairin az biraz korkuyla karışık ölümü ötelemesi -dışlaması sezdiriliyorken başka bir şiirinde : ‘Ölüyorum Tanrım /Bu da oldu işte dizelerinde şairin kabullenişe geçtiğini görüyoruz. Nazım Hikmet yaşamın, kavganın ve hürriyetin şiirlerini yazarken Cemal Süreya aşkın- erotizmin
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2017 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2017 20:41
"Üç şair, Üçü de yaşamda değil. Birini görmedim (Nazım Hikmet). Biriyle fakülte yıllarında arkadaş oldum. Biri, gece Ulus'a gelmiş, "Ben Ahmed Arif, kurban!" demişti." Ben şiir kitapları okumadan önce şairlerin hayatlarını, hangi akımdan veya şiirlerini yazarken neyden etkilendiklerini araştırdıktan sonra şiirlerini okumaya başlarım. Nazım Hikmet'ten üç kitap, Cemal Süreya'dan iki kitap okumuştum. Fakat Ahmet Arif ile tanışmam bu kitap sayesinde oldu. Bana göre bu kitabı diğerlerinden ayıran şey, Muzaffer İlhan Erdost'un Ahmet Arif'i ve Cemal Süreya'yı tanıması diyebilirim. Yazılarda onlarla yaşadığı anıları okuduğumda kendimi sofralarında onları dinlerken buldum. Okurken onları yaşadım. Bu yüzden bu kitabın benim için anlamı büyük oldu. "Nazım için yazmayı zaman zaman düşündüm. ama bir edebiyat tarihçisi, ya da eleştirmen/meleştirmen gibi değil. Olursa kendime özgü bir yazı olsun istedim. Gün olur yazarım belki derdim. Edebiyatçılar Derneği "Nazım Hikmet'in Şiirinde Devrim Kavrayışı"nı "bildiri" olarak hazırlamamı isteyince, konuyla çerçevelendim. Doğal ki yöntemim de, ancak genel bir yöntem olabilirdi." Nazım Hikmet ile ilgili yazısını şairin devrim ruhuna uygun olarak yazmayı seçmiş. İlk başta onun devrimini anlatmış. Neye karşı olduğunu, neden Türkiye'de sosyalizmin oluşmadığını anlatmak istemiş. "Yalnızca üç bilgin ve yalnızca üç devrimci değil,aynı zamanda çok büyük üç sanatkar olarak niteleyeceği Marx, Engels ve Lenin, ilk şiirlerinde daha çok "inkilap" ile özdeştirilen "ihtilal"ci özellkileriyle kucaklanır. Anti-Dühring, Kapital, Materyalizm ve Ampiryokritisizm de öyle. Çünkü, biri felsefe ve sosyalizm, biri kapitalist üretim sürecini tahlil, biri de idealist felsefenin eleştirisi açısından bu üç yapıt, bilimsel sosyalizmin bilgi teorisi en yüksek
Siyaset
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2023 9. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2023 21:02
Nazım Hikmet’in öldüğünü Şemdinli’de öğrendim. Birkaç gün geç gelen gazetelerin birinde. Birinci sayfada tek sütuna bir haberdi. Cemal’in ölümü telefonla geldi, sıcağı soğumadan. Ahmed Arif’in ölümünü ise televizyondan işittim. Ne yapsam diye birkaç kez sordum kendime. Yazar kitaba bu cümlelerle başlıyor ben de incelememe böyle başlamak istedim. İlk olarak bu üç şairin ölümleri ve cenazesine gittikten sonra yaptıklarını hissettiklerini okuyoruz. Kitap bir biyografi kitabıydı ama sanki şiir okuyordum. Çok güzel bir dille yazılmıştı. İncelememi daha ilk sayfadan notlar alarak yazmaya başladım. İlk defa bir kitabı bu kadar detaylıca inceledim çünkü bu üç şair de çok önemli. Yazar bu üç şairden Nazım Hikmet’i hiç görmemiş ama Ahmed Arif ve Cemal Süreya ile dostmuş. Ben başlarda sadece bir araştırma olarak düşündüm ama yakın dostlar olduklarını okudukça öğrendim. Kitapta üç şairden bahsederken ara ara şiirlerinden örnekler vererek kişiliklerini anlatıyor. “ Beyaz Zambaklar Ülkesinde”kitabında yazılan halkın içinden çıkıp halktaki kıvılcımı güçlendirip ateşe çeviren insanların gerektiğini okumuştum. Bizde de o ateşi güçlendiren şairlere örnek olarak bu üç şair verilebilir. Cemal Süreyya’ya acıma duygusu uyandırıyor yazar. Bu üç şair de çok acılar çekmiş ama Cemal Süreya’dan bahsederken sürgüne götürüldü “sürgün” denilmesinden korkuyor diyor. Ne çocukluk anılarını ne de Erzincan’ı bize 50’li 60’lı yıllarda anlatmadı. Gizledi. Kendini bir yere oturtamamış diyor. Fakat buna karşın sayfa 69’da “Kendini tilki sanan tavşanların arasında, gizli tilki. “ olarak bahsediyor. Okuduğum kadarıyla Cemal Süreya pek anlaşılmamış olsa da çok zeki bir insanmış. Ve son sayfalarda Ahmed Arif’in Anadolu şiirini örnekleyerek kendi yorumuyla güzel bir açıklama yapıyor bunu buraya
Edebiyat
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma
Harika eser Harika insanlar.
9/10
·96 syf.··
2022 9. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 13 Ocak 2022 17:21
Kitabın arka sayfasından alıntı. Muzaffer İlhan Erdost, Nazım Hikmet'i, Cemal Süreya'yı, Ahmed Arif'i farklı söylemlerle anlatıyor. Aynen öyle yazar 2 arkadaşı ve tanımadığı nazım'a ondan 30 yaş küçük olamama karşın 2 yaş büyüğüm ondan diyor. Ve hayatlarından şiirlerinden ve ideolojilerinden bahis ediyor. Eseri kısa sürede okudum ve okurken kalbime gelen mana şu idi;güncel zaman suali doğa üstü bir gücünüz olsa ne istersiniz ben kendime sorayım bu suali. Ve cevaplayayım. Keşke zaman seyyahı olsaydım rüzgarlı sokaktan Kızılaya yürüyüşleri sırasında Ahmet Arif ve Cemal Süreya ile bende manen yürüyüp onların muhabbetlerini dinleyebilseydim Nazım Hikmetin çalışma masasının yanı başında olaydım onu izlesem şiiri için nelerden beslendiğini gözümle temaşa etseydim ah ne çok isterdim bunu...
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma
M.İlhan Erdost- Üç Şair(Nazım Hikmet-Cemal Süreya-Ahmed Arif)
Puan vermedi
Türk şiirinde İkinci Yeni akımının isim babası olarak bilinen Muzaffer İlhan Erdost, Üç Şair adlı eseriyle sosyalist ve toplumcu addettiği üç isme(Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmed Arif) odaklanır. Yazar, kitabı üç ana bölüme(N. Hikmet, C. Süreya, A. Arif) ayırmakla birlikte her bir şairi alt başlıklar halinde farklı hususiyetleri ile tanıtır. Söze bu üç şahsiyetle tanışıklığından başlar: “[Üçü de yaşamda değil, birini görmedim(Nazım Hikmet) biriyle fakülte yıllarında arkadaş oldum(Cemal Süreya). Biri gece Ulus’a gelmiş, “Ben Ahmed Arif, kurban” demişti]”(Erdost, 2006, 7). 1. NÂZIM HİKMET Birici kısımda Nazım Hikmet’in devrimci-marksist yönünden bahsedilmektedir. Kendisine ilham kaynağı seçtiği ve yalnızca üç devrimci değil, aynı zamanda çok büyük üç sanatkâr olarak niteleyeceği Marks, Engels ve Lenin, ilk şiirlerinde daha çok “inkılap” ile özdeşleştirilen “ihtilalci” özellikleriyle ele alınır. Nâzım’ın ilk şiirlerinde daima bu üç şahsiyetin yüksek perdeden haykıran sesini duyarız... “[hurra, hurra/ hurra!/ geçti bize/ diktatura!]”. Kısacası devrim anlayışı onda “militanca” bir tavır olarak görünmektedir. “[24 saatte 24 saat Lenin/ 24 saat Marks /24 saat Engels /Yüz dirhem kara ekmek /20 ton kitap]”(19 Yaşım, 1930). İşçi sınıfından yana tavır almasıyla birlikte dinginlik, yerini devingenliğe devreder. Yükselişler, kucaklayıcı tavır, yüksek perdeden haykırma daima şiirinin odak noktası haline gelir. Nazım Hikmet’in Moskova’da toplumbilim ve politik ekonomi okuduğu dönemlerde Türkiye o zamanlar sömürgeci-emperyal güçlerden arınmış, fakat kendi içinde faşist-dikta yönetimin kucağındadır ve sosyalist devrimi gerçekleştirebilecek bir sınıfsal toplumdan bahsetmek o zaman için güçtür. Çünkü bu dönemde sosyalistler bir söz hakkına sahip değillerdir ve özgürlük alanları
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2020 1. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2020 15:21
Muzaffer İlhan Erdost'un birisini görmeyip ikisiyle de iyi arkadaş olduğu üç şair hakkındaki izlenimlerini, anılarını ideolojik duruşlarını şiirlerinden kesitler vererek sunuyor. Elbettte ki bu üç şairin de bütün yönleri ile ele alınmış bir poetik profil eseri değil, biyografilerini anlatıldığı eser de değil, ancak anlatılanlarda bu şairleri biyografilerinde de pek bulunmayacak saptamalar ve anılar var. Şiire, edebiyata, Türk Sol'una ilgi duyanların severek okuyacakları bir eser.
Üç ŞairMuzaffer İlhan Erdost · Onur Yayınları · 2006108 okunma

Yazar Hakkında

Muzaffer İlhan ErdostYazar · 44 kitap
Muzaffer Erdost (kardeşinin öldürülmesinden sonra "Muzaffer İlhan Erdost" adını aldı) (d. 18 Eylül 1932 Tokat Artova), Türk şair, yazar, yayıncı 1956'da Veteriner Fakültesi'ni bitirdi. Pazar Postası'nı yönetti (1956-1958). Ulus gazetesinde çalıştı (1958-1963). 1958'de Açık Oturum Yayınları'nı, 1965'te Sol Yayınları'nı kurdu ve yönetti. Erdost, şiir, öykü, deneme ve eleştiriler yazdı. Yazılarında, toplumsal sorunlar, Türkiye ve Osmanlı tarihi, tarım, faşizm ve demokrasi konularına daha ağırlıklı eğildi. Kardeşi İlhan Erdost'un 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Mamak Askeri Cezaevi'nde dövülerek öldürülmesinin ardından, adına kardeşi İlhan'ın adını ekleyerek, "Muzaffer İlhan Erdost" ismini kullanmaya başladı. Erdost, Sol-Onur Yayınları'nın sahibi ve yönetmenidir. Türk şiirinde Garip Akımı'ndan sonra ortaya çıkan İkinci Yeni akımının isim babasıdır. Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHAK) girişimci ve kurucu üyesidir. Türkiye'nin toplumsal bilincinin ve sol tarihinin oluşumunda önemli bir yere sahip olan Sol Yayınları'nın kurucusu ve sahibi Muzaffer İlhan Erdost, tedavi gördüğü Ankara Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 25 Şubat 2020'de yaşamını yitirdi. Yapıtları  Türkiye Sosyalizmi ve Sosyalizm (1969) Türkiye Üzerine Notlar (1970) İlhan İlhan, (1981) Kapitalizm ve Tarım (1984) Osmanlı İmparatorluğu'nda Mülkiyet İlişkileri (1984) Bilim ve Yazın Arasında (1984) Şemdinli Röportajı (1987) Demokrasi ve Demokrasi (1989) Havada Kalan Güvercin (Şiir, 1990) Ey Karanlık Mavi Güneş (Öykü, 1990) Adam İçin Türevler (1990) Ulus, Uluslaşma, Demokratikleşme (1991) Bir Fotoğrafa Altyazı - İki 7 Kasım (1991) Üç Şair - Nazım Hikmet, Cemal Süreya, Ahmed Arif (1994) Kanı Kanla Yıkamak (1994) Faşizm ve Türkiye, 1977-1980 (1995) Türkiye'nin Yeni Sevr'e Zorlanması Odağında Üç Sivas (1996) İkinci Yeni Yazıları (1997) Küreselleşme ve Osmanlı "Millet" Modeli Makasında Türkiye (1998) Pandora'nın Bir Başka "Kutu"su (2000) Türkiye'nin Kararan Fotoğrafları (2003) Sosyalizmi Seviyorum (2007) Türkiye 2009 (2009)