BİLİNCİN YARATICI VE BİÇİM VERİCİ ROLÜ
“Yani insan bilinci sadece dışarıdan gelen duyu izlenimlerini kaydeden edilgin bir “levha” değil. Yaratıcı ve biçim verici bir rol oynuyor. Dünyayı kavrayışımıza doğrudan katkıda bulunuyor. Bir cam kaba su koyarken olan şeye benzetebilirsin bunu. Suyun alacağı şekil kabın biçimine bağlıdır. Bunun gibi, duyu izlenimleri de ‘görü biçimimize’ uymak zorunda.”
Sayfa 371 - Pan Yayıncılık, 36.Basım, Ekim 2013, Türkçesi: Sabir Yücesoy (KANT hakkında)·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
··1 alıntı·
30 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Mesela bir insana nasıl bakıyor ve bu bakışımızı da davranışlarımızla ona yansıtıyor isek, o insanın (özellikle bize hatta başkalarına karşı da) bizim bakışımıza uygun davranışları sergilemesi büyük olasılıktır. Aynı şekilde bizim de bize yönelik (bize de yansıtılan) algılara uygun davranma eğilimimiz vardır… İyi veya kötü… Bu yüzden hayatla ilgili algımızı olumlu tutmak, olumsuzsa da mümkün mertebe bunu olumsuz bir şekilde dışarı yansıtmamak, bize yöneltilen olumsuz algılarla savaşabilmek için de kendimizle ilgili olumlu ve güçlü algılar geliştirmek gerekiyor… Çünkü bu yaratıma yol açan, biçim verici bir tutumdur… Diye düşündüm, düşünüyorum.
Gnosei Seauton
Gönderi Sahibi
Bilincin yaratıcı ve biçim verici rolü çok da kendi kendine işleyen bir özellik ve süreç değil bence… Eğer bilincimizin bu yönünü bile isteye kullanmaz, bu konuda gardımızı almazsak, bilincimiz biçim vermediği şeylerin biçimini almaya başlar ve istenmedik şekilde başkalaşmaya başlar/ız…. diye düşünüyor, zannediyorum…