Burda herşey lafa dayanıyor. Çünkü başka hiçbişey yok. Bu insanlar kendi felaketlerinden, mutsuzluklarından bile bir eğlence çıkarıyorlar; kendileriyle bir güzel alay ediyorlar. Bu bir saklı intikam mı, nedir?
Belki de herşey lafa dayandığından, eylemsizlikten bütün felaket ve mutsuzluklar onları buluyordur. İnsan genelde oturduğu yerden güzelliklerin gelip kendisini bulmasını beklerken, diğer bir taraftan da durumundan sürekli şikayet eder. Garip bir çelişki...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.