Hercule Poirot, bitirdiği zor bir vakadan sonra dinlenmek için İstanbul'a gelmiştir ancak ona rahat yoktur. Gelen acil bir telgrafla birlikte o sezonda neredeyse boş hareket ettiği söylenen ünlü Doğu Ekspresin'e son anda yetişir. Ancak durum pek de öyle değildir çünkü trende tek bir yer bile yoktur. İşletmenin sorumlusu olan arkadaşı Bouc'un da yardımıyla kendine bir yer bulur ve uzun yolculuk başlar. Ancak yolculuğun ikinci gecesinde tren şiddetli tipiden dolayı kara saplanır ve sabahında yolculardan biri ölmüştür. Kanıtlar iki şeyi göstermektedir: İşaretler o kadar karışıktır ki ya katilin trende gizemli bir şekilde yolculardan saklanıyor olması gerekir ya da birbirini tanımadığını iddia eden bu kişilerden ikisi işbirliği içindedir...
Trenin kara saplandığı endişeli günlerde Agatha Christie'nin ünlü dedektifi Hercule Poirot kanıtlar ve bir sürü sorgu eşliğinde katili aramaktadır, acaba katil kimdir?
-
"Doğu Ekspresinde Cinayet" Agatha Christie'den okuduğum ikinci kitaptı. Agatha Christie'nin yazım diline okuduğum her kitabıyla birlikte daha da hayran kalıyorum. Bazen karakterlerin bazen dedektifin gözünden baktığımız olaylar, okunan her sayfada bizi büyük bir soru işareti yumağının içine çekiyor. Ben kitabı okumadan önce filmini de izlemiştim aslında, katili biliyordum yani. Ama genel olaylar aynı olsa da detaylarda farklılıklar vardı ve bildiğiniz gibi cinayet romanlarında detaylardır işe heyecan katanlar... Ve bu kitapta "On Kişiydiler" kitabından farklı olaylar işler sadece gizem, cinayet unsurları değil; duygusal, hassas noktalarda da geziniyor ve okurken katil ve mağdur kafanızda sürekli yer değiştiriyor. Bu kitap aynı zamanda Hecule Poirot karakteriyle tanıştığım eser oldu. Garip alışkanlıkları, takıntıları, mantıklı ve araştırmacı yapısıyla dolukça başarılı bir dedektif olmasının yanı sıra sürekli sizi gülümseten bir karakter. Onu tekrar bir vakada okumak için Death on the Nile'a da başlamak istiyorum ama filmden bildiğim üzücü detayı kitapta okurken çok üzülürüm diye erteliyorum sdfsdfsdfsd
Ve bitirmeden önce filmi okuyup sonra kitabına gelenler için şunu eklemeliyim: Filmde Johnny Depp tarafından oynanan Rachett karakteri, kitapta yarı kel, yaşlı bir adam. Ve ikincisi de Bouc! Hem 'Doğu Ekspresinde Cinayet' hem de 'Nil'de Ölüm' filminde izlediğimiz Bouc karakterine ben bayılmıştım. Genç, biraz uçarı, maceraperest, komik... Kitapta onun da yaşlı olduğunu duyunca bir tık üzülmedim desem yalan olur sfsdfsdfdf
Benden bu kadar! Şu stresli günlerde canınızı çok sıkmamaya çalışın. Kendinize çook iyi davranın <3
Doğu Ekspresinde CinayetAgatha Christie