Türkçe sözcüklerin Tanrı'yı ululamakta yetersiz olduğu savı da çürüktür. "Allahu ekber" deyiminde geçen "ekber" sözcüğü, Arapçada yalnızca kutsal bir büyüklüğü göstermekte kullanılan dine özgü bir deyim değildir. Araplar"ekber" sözcüğünü gündelik toplama çıkartma işlemlerinde, söz gelimi 4 sayısının 3 sayısından büyük olduğunu belirtmek için de kullanmaktadırlar. Arapça "Allahu ekber"in Türkçe karşılığı "Ulu Tanrı"dır; burada Arapça "ekber"in Türkçesi olarak kullanılan "ulu" sözcüğü, Türkçede sayısal bir büyüklüğü nitelemek için kullanılmaz; Türkçede 4 sayısı 3 sayısından "ulu"dur, denmez; çünkü "ulu" sözcüğü sayısal değil tinsel, kutsal bir büyüklüğü anlatır. Araplar için, bir yandan 4 sayısı 3 sayısından "ekber"dir; öte yandan "Allah ekber"dir. Arapçadaki "ekber" sözcüğünün, o dilde yalnızca Yaradan'ın büyüklüğünü dile getiren kutsal alana özgü bir sözcük olmadığı bilinip dururken; bu sözcük Türklere, sanki Arapçada yalnızca Yaradan'ın büyüklüğünü dile getirmekte kullanılırmış gibi yutturulmuştur. Arap dili üzerinde uzmanca bilgisi bulunmayan iyi niyetli Müslüman Türkler de, bu gibi yanıltmacalara kanmıştır. Duyuru (ezan) Türkçe okunduğu yıllarda; çoğu dinbilgiçleri bu girişime "Allah ekberdir, siz nasıl Arapça 'ekber' yerine Türkçe 'ulu' diyebilirsiniz? 'Ulu' sözcüğü küçültücüdür," diye karşı koymuşlardır. Oysa, Türkçe "ulu" sözcüğü, Arapça "ekber" sözcüğünden küçültücü değil; tersine, daha yücelticidir. İşte böyle böyle, Türk diline Arapça sözcükler doldurulmuştur. Çoğu Arapça sözcükler, Arap dilinde taşıdıkları anlamlar bozularak dilimize sokulmuştur. Türk diline sokulan o Arapça sözcüklere de, kullanımdan düşürülüp unutturulan o Türkçe sözcüklere de, yazık edilmiştir.