Din ve devlet arasındaki hâkimiyet mücadelesinden doğan iki zıd sistemi gözden geçirdikten sonra şimdi lâikliğin nasıl bir ortalayıcı ve mutedil sistem olduğunu anlamak kolaylaşmıştır.
Filhakika lâiklik devletin dine ve dinin devlete bağlanması sisteminin her ikisine de aynı derecede muarız ve her ikisini aynı şekilde nefyeden üçüncü bir itidal ve muvazene sistemidir.
Bu sistemde ne devlet dine, ne de din devlete bağlanır.
Sadece din ve devlet birbirinden ayrılır ve her biri diğerine karşı muhtar (=Autonome) bir vaziyet alır.
Devlet ne din bezirgânlığı yapar, ne de din düşmanı kesilir.
Buna mukabil, din de ne devlet müşavirliğine, ne de siyaset kâhyalığına kalkışır.