"...yeryüzünde yaşayan öteki insanlara sesimi duyurabilecek miyim? Onlara da sözüm var. Yüreklerine ulaşabilmem için ne yapmam gerekiyor?
Ey gökte parlayan güneş! Sen dünyayı çepeçevre dolaşırsın, sen anlat!
Ey yağmur bulutu! Aydınlık saganagini yeryüzüne gönderirken her damlanla sen söyle!
Ey Toprak Ana, sen bizi bağrında barındırır, dünyanın dört köşesindeki insanları beslersin! Sen söyle insanlara, onlara sen anlat!"
'Hayır, Tolgonay, sen anlat! İnsansın sen. Her şeyden yüce, her şeyden akıllısın. İnsansın sen! Sen anlat!"
Toprak Ana kitabının sonu böyle bitiyor. Peki siz ne anlatmak isterdiniz?
Bu kitaba ilk başladığımda Rusya Ukrayna krizi ortaya çıkmıştı ister istemez kitapla bu olay arasında bağlantı kurdum aradan aylar geçti savaş devam ediyor sadece orada değil tüm kıtalarda, hepimizin mutabık olduğu tek şey var savaşın kazananı olmadığı ya da üzgünüm mutabık olamadığı demem gerekirdi. Ne yapabilirim bilmiyorum ama şu damlası misali dalga dalga da olsa yayılacak iyilik kitapta geçtiği gibi
"İyilik yolda bulunan gökten düşen bir şey değildir. İnsan insandan göre göre öğrenir iyiliği." göz açıp kapatıncaya kadar geçen bize hediye verilen hayatı hakkıyla yaşamaya gayret edelim. Ve yine kitapta Tolgonay'ın dediği gibi
"İnsanın yazgısı dağ yolu gibidir: Bir iner, bir çıkar, sonunda da uçurumla bitiverir. Zorluklara bir kişinin gücü yetmez, ama elbirliğiyle aşılmayacak engel yoktur. Güçlüklerle dolu yaşamın gizi budur."
Son olarak bir alıntı daha eklemek istiyorum 09.07./01:37/
"Bana sorarsanız gerçek mutluluk yaz yağmuru gibi birdenbire boşanmaz insanın başına. Davranışımıza, çevremizdeki insanlarla ilişkilerimize her gün azar azar çekidüzen vererek eksiklerimizi tamamlarız. Yavaş yavaş biriken bir şeydir mutluluk."
Tolganay böyle tanımlamış sizce mutluluk nedir?