Çok zor yapacağımı düşündüğüm bir kitap incelemesi ile tekrar burdayım.. Öncelikle kitabı yaklaşık 1.5 günde okudum. Ve bir psikoloji ya da kişisel gelişim kitabı için benim için en azından bu süre çok kısa bir süre, öyle ki okumaya başladığımdan beri kitabı elimden bırakamamışım, öyle bir içine çekti beni! Ve birçok inceleyen arkadaşımın aksine kitabı çok beğendim, beni çok etkiledi.
İnceleme yazmanın bu kadar zor olacağını bilerek diğer inceleyen arkadaşlara baktım, o kadar sert eleştiriler vardı ki, bazılarında gerçekten aynı kitabı mı okuduk diye sordum kendime. Yanlış anlaşılmasın, benim de eleştirdiğim kısımlar var ve birazdan değineceğim ancak kesinlikle kitabın özellikle başlarda bana çok şey kattığı kanısındayım. Tabii ki her insanın bakış açısı farklıdır. Öyleyse şu şekilde ifade edeyim, geleneklerinize körü körüne bağlıysanız ve ataerkil düzenin bir parçası olmaktan zevk alıyorsanız, okumanızı kesinlikle önermem, zira hiç hoşunuza giden bir kitap olmayacaktır.
Şimdi gelelim kitaba... Öncelikle kitabın dili gerçekten biraz sivri, o yüzden bu düşüncelere çok yabancı bir insansanız kitap size fazlasıyla suçlayıcı ya da yargılayıcı gelebilir. Tekrar söyleyeyim, her düşüncesine katılmıyorum ve bazı bölümlerde bazı cümleleri ben de gerçekten aşırı buldum ancak sadece üzerine düşünmemi sağladığı için bile yazara teşekkür ettim. Birçok beğendiğim kısmını da burada alıntılamadım, sadece hayatımdaki insanla konuşmayı tercih ettim çünkü gerçekten dili de sivri olduğu için belki de bu toplumda sırf alıntıladığım için bile linç yiyebilirdim. Ancak bu hala kitabın vermek istediği düşüncelerin yanlış olduğu anlamına gelmiyor. Çoğu zaman gerçekler acıtır. Bu kitap bunun kanıtı gibi bir toplum eleştirisi olmuş sanki. Yazarın bu sivri dilini de gerçekten bazı durumların dayanılmaz olmasına bağlıyorum. Çok zaman ben de aynı şekilde düşündüğüm durumlarda boğulacakmış gibi ve herkese bir sinir halinde buluyorum kendimi.
Sanırım eleştireceğim ikinci şey yine İyi Aile Yoktur'da olduğu gibi başka yazarlardan çok fazla alıntı yapması. Şahsen bu kitapta alıntıları İyi Aile Yoktur'a göre çok daha yeterli ve gerekli buldum, kendi kitabından aldıkları da dahil. Bence güzel bir derleme olmuş. Ancak hala gerçekten alıntılar fazla ve ben Nihan Kaya'nın kendisin daha fazla okumayı isterdim.
Kitabın özellikle başlarında çok heyecanlandım. Çünkü gerçekten üzerine düşünmediğim ve böyle bir altyapısı olduğunu bilmediğim şeylerden bahsetti bana. Törenlerin kökenini öğrenmek benim için yeni bir keşifti ve en azından ileride bu törenleri kendim yapacak olursam bazı konularda daha duyarlı ve içim rahat olacak şekilde davranmayı arzuluyorum. Gerçekten toplumumuzda birçok şeyin yanlış ama bu kadar yaygın olması beni üzdü ancak yazarın da sonsöz'de belirttiği gibi ben de "Değişeceğimiz umudunu koruyorum."
İlk bölümdeki birçok şey bilmediğim ve öğrendiğime gerçekten sevindiğim şeylerdi, gerçekten kitabı okurken fazlasıyla zevk aldım. Bazı kısımlarda gerçekten söylemlerini ben de aşırı bulsam da kitabın kafamdaki çizdiği çerçeveden çok mutluyum.
İkinci bölümde ise biraz daha kadınlar üzerinden toplum yapısı ele alınmış. Birçok düşüncesine katılmakla birlikte kendim için yeni diyebileceğim şey daha azdı ancak böyle düşünmekte yalnız olmadığım açıkçası iyi hissettirdi. Eksiği ise muhtemelen kadınlar üzerinden bozulmuşluğu gözler önüne serip erkeklere fazla değinilmemesiydi sanırım. İlk kitap İyi Aile Yoktur'da da bu böyleydi, aynı eleştiriyi yineliyorum.
Kesinlikle İyi Aile Yoktur'dan bana şuan için daha fazla şey kattığı ve bu kitabın daha güzel derlendiği konusundayım. O yüzden İyi Toplum Yoktur'a bir yıldız fazla veriyorum. Ancak iki kitabı da okuması gerçekten zevkliydi.
Son olarak okumak isteyen ve toplum eleştirisinden rahatsız olmayıp düşünmek için okumak isteyen arkadaşlara tavsiyemdir, size çok şey katacağına inanıyorum, ancak biraz bile körü körüne gelenekçi bir yapınız varsa bu kitap size katliam gibi görünecektir.
Herkese iyi okumalar diliyorum.