KUMSALDA
Mehmet Fırat PÜRSELİM
“Ağlayarak ona yaşadıklarımı anlattım, en sonunda da, ‘Betül’ün ayakları tersti!’ deyiverdim. Bunun üzerine Ahmet amca, elindeki feneri tuttuğu ayaklarını göstererek, ‘nasıl yani, benimkiler gibi miydi?’ dedi.
Liseyi bitirip üniversiteye başlayacağı yaz babasının internetten görüp kiraladığ eve geçmişlerdi tatili için, Tufan ve anne babası.
Ev o kadar ıssız bir yerdeydi ki adeta kumsalın ortasında tek başına duruyordu. Annesiyle babası ikinci baharlarını yaşarcasına mutlu mesut geçirirken günlerini Tufan tatilin bitmesi için gün sayıyordu, çünkü hiçte hayal ettiği gibi bir tatil değildi. Sıkıntıdan sahilde yürüdüğü bir akşam, karanlıklar içinde alevler görünce “mutlaka gençler biraraya toplanmıştır” düşüncesiyle, ateşin etrafındaki grubun yanlarına doğru ilerledi Tufan. Gerçekten de ateşin başında iki kız, iki erkeğin olduğu ve yaşları da Tufan’a yakın olan bir grup vardı. Kumsalda ateş başında hikayeler anlatıyorlardı birbirlerine ve sohbetlerinin konusuda cinler, periler yani korku hikayeleriydi. Tufan yanlarına oturur oturmaz Murat başından geçen ve biz okurlarada korku dolu anlar yaşatan hikayesine başladı heyecanla. Hatta Murat’ın hikayeleri içerisinde de, yine kumsalda Murat ve arkadaşlarının toplanıp birbirlerine anlattıkları korku dolu hikayelerden oluşuyordu. Sonrasında Itır, Taygun ve Sesil’de, tüyler ürperten cinler alemi, lanetli dilek mektupları, ormandaki ıssız kulübe, kargalarla yarenlik eden gizemli kadın hikayeleriyle ıssız geceye eşlik ettiler. Ve tabii son olarakta Tufan’ın hikayesi…
Kitabım #kumsalda ya heyecanla başladım ama yalnız geçirdiğim bir gecede okumuş olmam ile sabahı sabah ettim diyebilirim. Aslında gizem, gerilim, korku türünde film izlemeyi çok severim ama konu kitap olunca hayal gücünüz sınırsız oluyor, bunu da anlamış oldum. Kesinlikle ve kesinlikle TAVSİYE edebileceğim bir eser #kumsalda
Okuyun ve heyecan dolu anlar yaşayın derim.
Syf: 110 Esra TaşpınarKumsaldaMehmet Fırat Pürselim