Mehmet Fırat Pürselim

Mehmet Fırat Pürselim

Yazar
8.8/10
12 Kişi
·
30
Okunma
·
3
Beğeni
·
312
Gösterim
Adı:
Mehmet Fırat Pürselim
Unvan:
Hukukçu, Yazar
Doğum:
Antalya, Türkiye, 1975
1975 yılında Antalya’da doğdu. Üsküdar Anadolu Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Avukatlık yapmakta ama içine huzursuz bir cin kaçtığı için rahat batmakta, yazar olmaya heveslenmekte.
İlk kitabı Hayat Apartımanı, 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’ne layık görüldü. İlk romanı Emanetimdeki Hayatlar 2014 yılında çıkacak ama hep öykücü kalmaya niyetli. Çeşitli çok yazarlı kitap projelerinin yanı sıra Bağzı Şeylere Öyküler seçkisinde de bir öyküsüyle yer aldı. Çocuklar için Doğa Öyküleri serisi hazırlamakta, serinin ilk kitabı Flamingo Çocuk raflara çıktığından beri çocukların avuçlarına konan bir tüy olmaya çalışmakta.
Dergilerde, gazetelerde, kitap eklerinde öykü, eleştiri, deneme, kitap tanıtımı ve diğer türlerde yazıları yayınlandı. Uzman Tv’de kitap tanıtımı programları yaptı. Yeşil Gazete’de düzenli olmayan bir süreklilik içinde kitaplar ve edebiyata dair yazılar yazmakta.
Gerçekliği vücut acısı ile hissediyorum. Etrafımda atmosfer yok. Fakat sürekli daha çok daralan duvarlar, içine biraz daha battığım bataklıklar var. Anarşist duygularım ruhuma hükmediyor...
159 syf.
·Beğendi·8/10
İlk kitabı Hayat Apartmanıyla 2013 Naim Tirali öykü ödülü olan yazar Akılsız Sokrates kitabıyla yeniden öykülerle selamlıyor bizi. İçimizin sancıyan yanlarına yanlarına ve güncel sorunlarımıza yer veriyor. İyi okumalar. Var olun.
159 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Akılsız Sokrates sanırım, 2016 yılında yayımlanan en iyi öykü kitaplarından biri.Mehmet Fırat Pürselim, birbirinden farklı, ama gerçekten farklı, derdi farklı, uzunluğu kısalığı farklı, her öyküsünde okuyucusunda yaşattığı duyguların her biri birbirinden farklı, mekânları farklı birbirinden güzel öykülerle çıkmış karşımıza.Öyle güçlü karakterler yaratmış ki, çok fazla öykü okuyan bir okuyucu olarak ne kadar zaman geçerse geçsin Akılsız Sokratesi ve yan karakter olan antrenörünün kızının kendisinden Tutunamayanlar'ı almak için para istemesi üzerine, "Söyleyin öğretmenlerinize,ucuz yazarları okutsunlar size!" demesini unutamam.Ya da Balık Atlası'ndaki çöpçü adamın baş karakterin eline tutuşturduğu gazeteyi.Kimi öykü gerçekten sert, ama yaşamın sertlikleri yumuşakça anlatılamaz ki zaten.Kimi zaman tokat gibi vurmalı okuyucunun yüzüne gerçekler.Kimi öykülerse gülümseten cinsten.Ben 4-5 günlük bir yolculuğa da çıksam en az 10 kitap bana eşlik eder.Karar veremem neyi okuyacağıma, ya da bulunduğum ortamın neyi okumama izin vereceğine.Bu yaz da yanımda olan kitaplardan biri Özgür Çakır'ın Yükşehiri'ydi.Bir öyküsünde Türker Ayyıldız'a selam çakıyordu.Onun da bir kitabı yanımdaydı.Nasıl sevindim bilemezsiniz.Mehmet Fırat Pürselim de Türker Ayyıldız'a selam çakmış bir öyküsünde.Çok seviyorum sevdiğim bir yazarın, diğer sevdiğim bir yazara beni taşımasını.️Mutlaka okuyun derim Akılsız Sokrates'i özellikle okumalarınızda öykü öncelikliyse..
Tadımlık...
"Annem karnında kardeşimi taşıyordu, onu neden yediğini merak ediyordum."Kardeşini yemedim, içimde büyütüyorum.Yeterince büyüyünce dışarı çıkartacağım," diyordu."Yemediysen içine nasıl girdi," diye soruyordum.Yumurtadan çıkan civcivleri, tohumken yeşeren fasulyeleri anlatıyordu."Anneyle baba birbirini çok severse çocukları olur!" diyordu.Oysa annem babamı sevmiyordu.Babam eve hep geç geliyordu.Odaya rakı ve sigara kokusu doluyordu."syf 79 Artık Büyüdüm
200 syf.
·12 günde·Beğendi·Puan vermedi
Hayat Apartımanı , Mehmet Fırat Pürselim'in ilk göz ağrısı benimse kendisinden okuduğum ikinci kitabım.Hayat Apartımanı , 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü'nü kazanmış.20 öyküden oluşan kitap, bizlere geniş bir coğrafyadan sesleniyor.Öykü üzerine uzun zamandır düşünüyorum.Sanırım ben örtük, kapalı anlatımdan çok, derdini açıkça ortaya koyan yalın anlatımı seviyorum.Mehmet Fırat Pürselim yalın anlatımıyla öylesine duyarlılık yaratıyor ki her öyküden sonra durup düşünüp yarattığı duygudan silkinip diğer öyküye öyle geçmek gerekiyor. Kızı Nehir'e ithaf ettiği kitabı "Nehir/Bütün nehirler denize akar,/Bilirim ben bunu./Denizler neden taşmaz,/Anlamam ben bunu."
dizeleriyle başlıyor.Ninni, Hayat Apartımanı , Raylar Ne Güzel Uzuyor ve dedesine ithaf ettiği Üç Kişilik Sessizlik hikâyelerini çok sevdim.

"Keşkelerin, insana hüzünden başka bir şey veremeyeceğini öğrenecek kadar yaşlandığım hâlde gene de "Keşke son yazlarında dedemle daha fazla vakit geçirseydim!" diye iç geçirmekten kendimi alamıyorum.Çünkü ne dedemden sonra gördüğüm onlarca deniz beni bir sevgili gibi kollarına aldı ne de eski bir hayali yakalamak adına çıktığım yüzlerce balık avı bana mutluluk verdi.Hâlâ dedemi mi denizi mi daha çok sevdiğimi bilemem, dedemden ötürü denizi, denizden ötürü dedemi daha bir çok severim.Şimdi birinin yokluğunda diğeri de ne eskisi kadar göz alıcı ne de müptela olunası geliyor bana.Artık ne o ıssız denizler kaldı ne de öyle güzel susan insanlar..." syf 22
352 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Emanetimdeki Hayatlar ya da Acı Defteri, Mehmet Fırat Pürselim'in Naim Tirali Öykü Ödülü'nü kazandığı Hayat Apartmanı'ndan sonra yayımlanan ilk romanı.Tanıtım bülteninde de ifade edildiği gibi öyküye göz kırpan bir roman Emanetimdeki Hayatlar ya da Acı Defteri.Öykülerden oluşan bir roman da diyebiliriz.Akılsız Sokrates'te yer alan, çok sevdiğim Artık Büyüdüm ve Bir Kara Leke öykülerine rastlamak güzel bir sürpriz oldu benim için.
Kişisel acılarından, aşk acısından uzaklaşmak isteyen kahramanımız, asker ocağında, hastanede başka hayatlarla karşılaştıkça onların acılarına tanıklık ettikçe, romanın seyri değişiyor, kişisel acıdan, toplumsal acılara doğru evriliyor yaşanan acı.Mehmet Fırat Pürselim'in karakterleri, iyiliği ve kötülüğü bir arada taşıyan gerçek karakterler.Seviyorum Mehmet Fırat Pürselim'in yalın ve içten anlatımını.

"Çevremdeki herkes solcu geçiniyordu.Ama Atatürkçü Düşünce Derneği'ne yıllık aidatını ödemekten öteye gitmeyen üyelik ve seçimden seçime babalarımızın partisine oy vermek dışında yaptığımız tek şey içki masalarında memleketi kurtarmaktı.Ve içki masalarında memleket kurtulmuyordu.Çünkü biz aslında memleketi tanımıyorduk.Çünkü biz aslında memleketi bizden ibaret sanıyorduk.Ben askerde tanıdım ülkemi, İzmir ve Çanakkale'de doğusunu, batısını, kuzeyini, güneyini öğrendim.Her yönden gelmiş insanları tanıdıkça onun nasıl bir şey olduğunu az da olsa anladım.Toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çok, korkak, cesur, câhil, hakim ve çocuk olan kahreden ve yaratan memleketimin insanlarını ben askerde tanıdım.Kazma kürek tutmamış yumuşacık ellerimden utandım, yirmi yaşında nasır bağlamış, işaret parmağını makineye kaptırmış eli sıkınca.Boğaz manzaralı dublekse yetmeyen kazancımdan utandım, amele pazarlarını, işsizlik hallerini duydukça.Yüksek lisansımdan utandım, ilkokul terk adamların pratik zekâlarını gördükçe.İnsanlığımdan utandım, gülerek anlattıkları açlık, yoksulluk, yoksunluk hikâyelerini dinledikçe."syf 220
159 syf.
·3 günde·7/10
20 öykünün bulunduğu Akılsız Sokrates, kitaba ismini veren öykü ile başlıyor. Çoğu öyküde kara mizah öğeleri yer alırken bir kaç öykü ise rahatsızlık verici boyutta bir gerçekçilik ile cinsiyetçiliğe karşı duruş ve tecavüz konuları işleniyor. Özellikle şizofreni ile ilgili bir öykü vardı ki, bu tarz sert anlatımlı kitapları sevmeme rağmen beni bile tetikte tuttu. Büyük ölçüde mesajlar, toplumsal baskılar, ülkedeki yer alan özgürlüğü kısıtlayıcı davranışlar üzerine yönelmiş. Yazarın tarzını beğendim, takip edilebilir bir yazar olarak görüyorum kendi adıma. Özellikle Berkin Elvan'ı konu alan son öyküde tüylerim diken diken oldu, gözlerim doldu. Gezi Parkı konusunda da ayakları yere basan cümleler ile tepkisini dile getirmiş yazar.
Çok güzel öyküler okudum ben bu kitapta. İçinde çeşit çeşit insanlar var. Çöpten karton vs. toplayarak hayatını geçindiren bir adamın, içinde şeytan yaşadığına inanan kardeşini öldüren bir çocuğun, istemediği hayatların içinde bulunan gelinlerin , futbola aşık bir erkeğin, kör bir eşeğin hikayelerini bulacaksınız. Bu hikayelerin kiminin sonu intihar kiminin ölümle bitecek.

Kısa ama çarpıcı hikayelerdi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Mehmet Fırat Pürselim
Unvan:
Hukukçu, Yazar
Doğum:
Antalya, Türkiye, 1975
1975 yılında Antalya’da doğdu. Üsküdar Anadolu Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Avukatlık yapmakta ama içine huzursuz bir cin kaçtığı için rahat batmakta, yazar olmaya heveslenmekte.
İlk kitabı Hayat Apartımanı, 2012 Naim Tirali Öykü Ödülü’ne layık görüldü. İlk romanı Emanetimdeki Hayatlar 2014 yılında çıkacak ama hep öykücü kalmaya niyetli. Çeşitli çok yazarlı kitap projelerinin yanı sıra Bağzı Şeylere Öyküler seçkisinde de bir öyküsüyle yer aldı. Çocuklar için Doğa Öyküleri serisi hazırlamakta, serinin ilk kitabı Flamingo Çocuk raflara çıktığından beri çocukların avuçlarına konan bir tüy olmaya çalışmakta.
Dergilerde, gazetelerde, kitap eklerinde öykü, eleştiri, deneme, kitap tanıtımı ve diğer türlerde yazıları yayınlandı. Uzman Tv’de kitap tanıtımı programları yaptı. Yeşil Gazete’de düzenli olmayan bir süreklilik içinde kitaplar ve edebiyata dair yazılar yazmakta.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 30 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.