Adı:
Gizemler
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055159450
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mysterier
Çeviri:
Haydar Şahin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Monokl Yayıncılık
1920 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Knut Hamsun'dan Dostoyevski'nin Budala'sı ile eş değerde görülen muhteşem bir roman. Gizemler, gizemli kurgusuyla ve yalın biçimiyle okuyanı kendine hayran bırakıyor.

Gizemler'i okuduktan sonra Nagel karakterini hiçbir zaman unutamayacaksınız.

"Gizemler'e duyduğum yakınlığı hiç kitaba duymadım."
-Henry Miller-

"Nobel ödülünü hiç kimse Hamsun kadar hak etmemiştir."
-Thomas Mann-

"Geçen yaz ortasında Norveç'in küçük kıyı kasabalarından biri epeyce sıra dışı olaylara sahne oldu. Bir yabancı geldi; Nagel adındaki bu ilginç, kendine özgü şarlatan, yığınla tuhaflık yapıp geldiği gibi birdenbire ortadan kayboldu. Dahası, genç ve gizemli bir kadın, kim bilir ne için, onu ziyaret etti; ancak birkaç saat kalma cesareti gösterdikten sonra kendi yoluna gitti. Ama olaylar böyle başlamıyor..."
-Knut Hamsun-
Roman Hamsun'un okuduğum ikinci kitabı. Bundan sonra Dünya Nimeti ve Göçebe kitaplarını okumayı düşünüyorum. (Kitapları almıştım ve şu an sırada bekliyorlar.)

Romanın 23 bölümünün her birine küçük küçük bir şeyler söyleyebilirim. Romanın hikayesini anlatmadan da bunu yapamam. O yüzden size hikayeden bahsetmek istemiyorum. O zaman okurken zevk almazsınız ve bir anlamda keşfedemezsiniz. Kitap hakkında sadece adı ve yazarını bilerek okumaya başlamak kitabı keşfetmektir çünkü.

Hamsun bu romanında da merak uyandıran bir giriş yapmış. İlk paragrafı buraya alıntılayacağım :

"Geçen yaz ortasında Norveç'in küçük kıyı kasabalarından biri epeyce sıra dışı olaylara sahne oldu. Bir yabancı geldi; Nagel adındaki bu ilginç, kendine özgü şarlatan, yığınla tuhaflık yapıp geldiği gibi birdenbire ortadan kayboldu. Dahası, genç ve gizemli bir kadın, kim bilir ne için, onu ziyaret etti; ancak birkaç saat kalma cesareti gösterdikten sonra kendi yoluna gitti. Ama olaylar böyle başlamıyor..."

Açlık ve Dünya Nimeti romanlarının da girişleri böyle merak uyandırıcı.

Hamsun'u okumak bana zevk veriyor. Hayat hikayesine bakarsanız oldukça sıkıntı çektiğini, bir sürü farklı iş yapıp bazı yerlere gittiğini görürsünüz. Hayatındaki çeşitliliği romanlarına konu olarak yansıtmış. Bu kitapta ana olay içinde bir sürü farklı konudan konuşma ve çeşit çeşit küçük hikayeler var. Mesela Tolstoy üzerine kıyasıya bir tartışma, sosyalizm ve Marx eleştirisi (bence pek haklı değil) Victor Hugo'ya değindirme ; Martha'ya, Doktor'a, Bayan Kielland'a ve çevredeki diğer insanlara, Nagel'in başından geçtiğini anlattığı anılar, düşler ve garip olaylar... Böyle çeşitliliğin olması çok iyi bence.

Sonra Nagel'in uzun konuşmaları var. Bir iki defa bunlar sıktı beni ama onlarda bile bir şeyler buldum. Ve Nagel'in konuşmalarındaki havayı da çok beğendim; bazen teklifsiz, bazen öyle şaşırtan tahminler ve sürekli canlı oluşuyla "Hehehe..." benzeri ünlemleri...

Dagny Kielland ismi olaya ayrı bir büyü katmıştı bence ismiyle. Kielland'ın söylenişi çok hoş geliyor bana. Doktorun karşı çıkışları komikti. Minik ayrı bir hava katıyordu. Küçük kasaba, ormanlar, otel, Bayan Stenersen, Sara...

Sanırım Norveç'e, Nobel de almış yazarın memleketine, anlattığı yerleri görmek için gitmek istiyorum. Küçük kasabalar, sokaklar...

Ve bir başka konuşmamızda Hamsun'un Nazi işgalini desteklediği için hapse atıldığını öğrenmiştim. Doğruluğunu araştırmadım ama kitaplarını evin önüne bile yığmışlar bu yüzden okurları.

Son olarak kafamdan geçen incelemeyle hiç uyuşmayan bu incelemeye aynı kitabın çok daha önce "Düğüm" diye çevrildiğini keşfettim, sahafta çalıştığım sırada almıştım kitabı. Bu çeviri biraz farklı görünüyor ama okunabilir bence...
Dünya ne anlar? Hiçbir şey! Bir durum kanıksanır, öğretmenler önceden öğrendiği için kabullenilir; hiçbir şey varsayım olmanın ötesine geçemez — uzay, zaman, devinim, madde, hepsi de varsayımdır gerçekten. Dünya karşısına çıkanı kabullenip duruyorsa hiçbir şey bilmiyor demektir.
Böylece sürekli düşüncem, takıntım oldunuz; her şeyde sizi görmeye başladım, tüm ırmaklara Dagny der oldum. Şu birkaç haftadır sizi düşünmeden tek bir gün geçirmedim. Otelden saat kaçta çıkarsam çıkayım, kapıyı açıp kendimi basamaklarda bulur bulmaz yüreğim umutla doluyor: Belki bu kez onu görürsün, diyorum kendime. Her yerde sizi arıyorum.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Gizemler
Baskı tarihi:
Ağustos 2016
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055159450
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Mysterier
Çeviri:
Haydar Şahin
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Monokl Yayıncılık
1920 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Knut Hamsun'dan Dostoyevski'nin Budala'sı ile eş değerde görülen muhteşem bir roman. Gizemler, gizemli kurgusuyla ve yalın biçimiyle okuyanı kendine hayran bırakıyor.

Gizemler'i okuduktan sonra Nagel karakterini hiçbir zaman unutamayacaksınız.

"Gizemler'e duyduğum yakınlığı hiç kitaba duymadım."
-Henry Miller-

"Nobel ödülünü hiç kimse Hamsun kadar hak etmemiştir."
-Thomas Mann-

"Geçen yaz ortasında Norveç'in küçük kıyı kasabalarından biri epeyce sıra dışı olaylara sahne oldu. Bir yabancı geldi; Nagel adındaki bu ilginç, kendine özgü şarlatan, yığınla tuhaflık yapıp geldiği gibi birdenbire ortadan kayboldu. Dahası, genç ve gizemli bir kadın, kim bilir ne için, onu ziyaret etti; ancak birkaç saat kalma cesareti gösterdikten sonra kendi yoluna gitti. Ama olaylar böyle başlamıyor..."
-Knut Hamsun-

Kitabı okuyanlar 17 okur

  • Esas Adam
  • Novella Buendia
  • sisyphos
  • B
  • M A X I M U S
  • tabula rasa
  • Erdem Toprak
  • Nurhan Bıdıkoğlu
  • cnzs
  • Biri

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%20 (1)
8
%60 (3)
7
%20 (1)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0