Adı:
Kısmet Büfesi
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
129
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420327
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Önceleri, bildiklerini-günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini-çizmişti.

İşin, eksizisiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşünde. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlara kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, gözü kulağıyla dokunmak, koşanlarla birlikte terlemek, yara alanlarla birlikte kanamak gerektiğini anlamış, bu sesleri, bu terleri kanları eklemişti yaptığı resimlere.
Daha sonra bunların da yetmediğini öğrenmişti.."
(Arka Kapak)
Bilge Karasu'nun yazdığı bu eserde Platon'un mağara alegorisi açık seçik kendini gösterir.
Bu alegoride mağara, toplumu;
zincir, toplumun dayattığı her türlü kuralı ( normu) ; gölgeler de toplumun doğrularını yansıtır.
(Bu sığ ve oldukça ayrıntısız tanımlamam için üzgünüm, felsefe eğitimimle buraya yazacaklarım oldukça ağır olacaktı.)
Karasu kaleme aldığı bu kitapta toplumun beklentilerini, kadın ve erkek ilişkilerini,bireyin iç yolculuğunu dedikodu yapan "modern" kadınları; gölgelerle anlatır.

Zincirlere hapsolmuş normlarımızı,mağarasında yaşamaya mecbur kalan insanın çaresizliğini anlatır.

Bir insanı anlamanın yolu yine kendi içsel yolculuğu, der. Kadınları anlamanın erkeklerin üstüne düştüğünü, bir insanın kendini anlamasının yolunun bireyin bizatihi kendisi olduğunu vurgular.

Gölgelerden sıyrılan birinin zincirlerinden kurtulacağını, zincirlerden kurtulanın da mağaradaki o güneş ışınlarının zerresini göreceğini ifade eder bu manada.

Birini çekiştirmenin, kendi idsel dürtülerinin süperegoyla çatışmasının sonucunu verir bize bu kitap.

İnce fakat özümsenmesi oldukça zor bir kitaptır, keyifli okumalar.
Batıdan, Doğudan çok, çağlar var derim ben.
Dünyayı, dünyanın karmaşıklığını düzene sokma, yalınlaştır­ma çabasının kalıptan çıkıp kalıba girdiği çağlar...
Bilge Karasu
Sayfa 27 - Adam Yayıncılık
Tarih gelip yerleşiyordu yerine, ölüm aralık­sız, durgu durak bilmeden gelecektir her yara­tığın başına; önceki gibi... Ama bu yaratıkla­rın sürekliliğini de yaratacak, sağlayacaktır
bir yandan. Bu yaratıkların adı insan oldukça...
Bilge Karasu
Sayfa 58 - Adam Yayıncılık
Bir güz dalından kopmuş gibi,
kopuvermiş sarartılı bir yap­rak,
ye­re de­ğince kimsenin duy­madığı,
yeri, taşı, toprağı ba­ğırtmamış,
incitmemiş
bir tüy, bir telek,
bir güz yaprağı
gibi düşmüş yerleşmişti içi­me
içerime,
gönlüme,
etime
k o r k u
BÎR ÇIĞ GİBİ GELDİN ÜSTÜ­ME
Bilge Karasu
Adam Yayıncılık
... yaşamak önce gürültülü gürültülü ko­nuşup devinmekse, sonra da güzellik katmaktır dünyaya; güzellik demekse bütün boşlukları doldurmaktır; bütün boşlukları, evleri, dolapları, ağızlarla kulakları (ama gerekli, ama gereksiz) ele geçirilen her türlü şeyle doldurmak­tır; herhalde öyledir ...
Bir arkadaşımızın yıllar önce anlattığına dayana­rak yazıyoruz bundan sonraki birkaç satırı:(Galiba) Amerika'da, (galiba) bir gazeteci (ya da gazete fotoğrafçısı, öyle olması daha bir uygun geliyor usumu­za) kaza (başka başka yerlerde, başka başka zamanlarda, ya da aynı saatlerde olan kazalarda ölenlerin, kaza yerinde çekilmiş) resimlerinde, kazaya uğramış aracın, yıkılmış duvarın, çökmüş evin, devrilivermiş ağacın çevresinde topla­nanlar arasında... Çılgınca bir düşünceymiş bu. aynı kişiyi görmüş. Düşünce bile değil, sezgi bile değil, hayvansal bir sezinleme, bir ürkme belki... Gazeteci (ya da gazete fotoğrafçı­sı) eline geçirebildiği bütün kaza resimlerini büyüteç­lerle incelemiş. Başka resimler daha bulmuş, onları da teker teker gözden geçirmiş. Çılgınlık da sayılsa, kanıtı önündey­miş. Besbelliymiş bu. Her resimde açıkça görülüyormuş.
Kaza yerinde toplananlar arasında, hep, ölüye ya da ölülere, biraz gülümser, biraz sevinçli, biraz gururlu bir yüzle bakan bir kadın, yaşlıca, saçı ağarmış, güzelce, cana yakınca bir kadın görülüyormuş. Aynı kadın. Yıldan yıla, yerden yere, değişmeyen bir kadın. Her yere yetişen, her ölüye gücünün de, utkusunun da bilinci içindeymişçesine ba­kan bir kadın...

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kısmet Büfesi
Baskı tarihi:
Nisan 2013
Sayfa sayısı:
129
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753420327
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Metis Yayınları
"Önceleri, bildiklerini-günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini-çizmişti.

İşin, eksizisiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşünde. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlara kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, gözü kulağıyla dokunmak, koşanlarla birlikte terlemek, yara alanlarla birlikte kanamak gerektiğini anlamış, bu sesleri, bu terleri kanları eklemişti yaptığı resimlere.
Daha sonra bunların da yetmediğini öğrenmişti.."
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 35 okur

  • Ay han
  • buse
  • Şinasi dündü
  • Selin Nas Aslan
  • Neslihan Demirezer
  • Kitap Odası
  • Eda Gülberk
  • des
  • s
  • indéfini

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%5
18-24 Yaş
%10
25-34 Yaş
%40
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%15
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%5

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%58.6
Erkek
%41.4

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (2)
9
%40 (2)
8
%0
7
%0
6
%20 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0