Kısmet Büfesi

8,0/10  (2 Oy) · 
16 okunma  · 
3 beğeni  · 
693 gösterim
"Önceleri, bildiklerini-günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini-çizmişti.

İşin, eksizisiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşünde. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlara kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, gözü kulağıyla dokunmak, koşanlarla birlikte terlemek, yara alanlarla birlikte kanamak gerektiğini anlamış, bu sesleri, bu terleri kanları eklemişti yaptığı resimlere.
Daha sonra bunların da yetmediğini öğrenmişti.."
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    129
  • ISBN:
    9789753420327
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kitaptan 6 Alıntı

Peyroux 
 09 Mar 23:35 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Batıdan, Doğudan çok, çağlar var derim ben.
Dünyayı, dünyanın karmaşıklığını düzene sokma, yalınlaştır­ma çabasının kalıptan çıkıp kalıba girdiği çağlar...

Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Sayfa 27 - Adam Yayıncılık)Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Sayfa 27 - Adam Yayıncılık)
Peyroux 
10 Mar 09:32 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tarih gelip yerleşiyordu yerine, ölüm aralık­sız, durgu durak bilmeden gelecektir her yara­tığın başına; önceki gibi... Ama bu yaratıkla­rın sürekliliğini de yaratacak, sağlayacaktır
bir yandan. Bu yaratıkların adı insan oldukça...

Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Sayfa 58 - Adam Yayıncılık)Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Sayfa 58 - Adam Yayıncılık)
Peyroux 
 13 Mar 17:55 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir güz dalından kopmuş gibi,
kopuvermiş sarartılı bir yap­rak,
ye­re de­ğince kimsenin duy­madığı,
yeri, taşı, toprağı ba­ğırtmamış,
incitmemiş
bir tüy, bir telek,
bir güz yaprağı
gibi düşmüş yerleşmişti içi­me
içerime,
gönlüme,
etime
k o r k u
BÎR ÇIĞ GİBİ GELDİN ÜSTÜ­ME

Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Adam Yayıncılık)Kısmet Büfesi, Bilge Karasu (Adam Yayıncılık)
sui generis 
12 Ağu 22:03 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... yaşamak önce gürültülü gürültülü ko­nuşup devinmekse, sonra da güzellik katmaktır dünyaya; güzellik demekse bütün boşlukları doldurmaktır; bütün boşlukları, evleri, dolapları, ağızlarla kulakları (ama gerekli, ama gereksiz) ele geçirilen her türlü şeyle doldurmak­tır; herhalde öyledir ...

Kısmet Büfesi, Bilge KarasuKısmet Büfesi, Bilge Karasu
colmasallari 
 10 Eki 2015 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bu kadınların karanlığıyız biz. Onlara istediklerini vermemiz gerek.

Kısmet Büfesi, Bilge KarasuKısmet Büfesi, Bilge Karasu
sui generis 
12 Ağu 22:32 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Bir arkadaşımızın yıllar önce anlattığına dayana­rak yazıyoruz bundan sonraki birkaç satırı:(Galiba) Amerika'da, (galiba) bir gazeteci (ya da gazete fotoğrafçısı, öyle olması daha bir uygun geliyor usumu­za) kaza (başka başka yerlerde, başka başka zamanlarda, ya da aynı saatlerde olan kazalarda ölenlerin, kaza yerinde çekilmiş) resimlerinde, kazaya uğramış aracın, yıkılmış duvarın, çökmüş evin, devrilivermiş ağacın çevresinde topla­nanlar arasında... Çılgınca bir düşünceymiş bu. aynı kişiyi görmüş. Düşünce bile değil, sezgi bile değil, hayvansal bir sezinleme, bir ürkme belki... Gazeteci (ya da gazete fotoğrafçı­sı) eline geçirebildiği bütün kaza resimlerini büyüteç­lerle incelemiş. Başka resimler daha bulmuş, onları da teker teker gözden geçirmiş. Çılgınlık da sayılsa, kanıtı önündey­miş. Besbelliymiş bu. Her resimde açıkça görülüyormuş.
Kaza yerinde toplananlar arasında, hep, ölüye ya da ölülere, biraz gülümser, biraz sevinçli, biraz gururlu bir yüzle bakan bir kadın, yaşlıca, saçı ağarmış, güzelce, cana yakınca bir kadın görülüyormuş. Aynı kadın. Yıldan yıla, yerden yere, değişmeyen bir kadın. Her yere yetişen, her ölüye gücünün de, utkusunun da bilinci içindeymişçesine ba­kan bir kadın...

Kısmet Büfesi, Bilge KarasuKısmet Büfesi, Bilge Karasu