Okurken, biraz da Sabahattin Ali ile tanışmanın heyecanı vardı üzerimde. Kitap geneliyle, ya da ayrı ayrı incelendiğinde güzeldi fakat ben yeterince etkilenemedim.Bu konuda da sorduklarıma garip gelen bir düşüncem vardır ki, Bülbülü Öldürmek , sayfa 40 ile net bir şekilde açıklanabilir;
"Her şeyden önce, basit bir sır öğrenirsen her türlü insanla anlaşman kolaylaşır. Bir insanı anlayabilmek için, o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin."
Yazarlar ve kitaplar hakkında da yaklaşık olarak bunu düşünürüm.
Etkilenmememin sebebiyse, ben bu gayet anlaşılabilir ve farkına varılabilir düşüncenin okuduktan sonra üstünde durdum, sonrasında ancak kavrayabildim. Okurken kısmen Martin Eden bekledim.
Bu kitabın bende iz bıraktığına eminim. Yine de öyle ağlancak kadar, bazı çevrenin abarttığı kadar bir şey (benim kitap hakkındaki beklentilerimden biri de buydu) yoktu, diyorsam sindire sindire okumadığım içindir. Yavaş ve ara vererek okunmasını, odaklanmayı isteyen bir kitaptı. Ben bunu yapmadım, ileride tekrar okumam gereken bir kitaptır.