İnsan çoğu zaman kendi yaşadıklarını anlatır veya yazar. Gerçekten hissediyorsak anlatılanlardaki hüznü veya sevinci, etkilenir ve anlatılan dünyanın içinde buluruz kendimizi.
Bazen ise başkalarının yaşadığından o kadar etkilenir ki insanlar, kendi acısı gibi anlatır hüzünlü anıları. Kendi hüznü gibi içselleştirir yaşanılanları. İşte Hanife Çıta da 6 Şubat 2023 tarihinde yaşadığımız acı felaketi kalbinde yaşamış ve yaşadığı duygulardan oluşan tarifsiz şiirleri kitaplaştırarak sunmuş okurlara.
Depremi yaşayan insanların hatıraları ve şiirleriyle başlayan kitap @OKUYUNUZOKUTUNUZ’nın kalemiyle yaşanılanların acısını ölümsüz kılıyor. Depremin öncesi ve sonrası yaptığımız hatalar, depremle birlikte yaşadığımız acıların tarifsizliği Depresyon şiirleriyle tarif buluyor.
Yaşanılan acıları yıllar geçse de unutturmayacak, kitaplığımızda olması gereken bir kitap ve yüreğimizden eksiltemeyeceğimiz şiirler.
Kitapla ilgili keşke diyeceğim konu ise resimlerle, fotoğraflarla süslense daha kalıcı etkiler bırakabileceği kanaatindeyim. Belki ileride böyle bir çalışması da vardır kendisinin, bilemiyorum tabi. Ortaya döktüğü bu değerli çalışma için eline, kalemine, yüreğine sağlık kendisinin.
Son olarak 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız depreme merkez üssü Gölcük’te yakalanan biri olarak ben de yazdığım şiirle bitirmek isterim sözlerimi. İnşallah tekrar bu acıların yaşanmaması dileklerimle…
Sene 1999…
Ne olduğunu bilmediğim bir sarsıntı…
Kıyametin koptuğunu sandı taze yüreğim,
Çünkü aklımızı bilimsel gerçekler yerine
Karamsar cümleler, gerçekdışı hurafelerle doldurmuştu büyükler…
Öğrendim ki depremmiş karşılaştığımız
Ve olabilirmiş her zaman yaşadığımız topraklarda böyle şeyler aslında…
Neyse ki zaman geçtikçe düşündüm her şeyin düzeleceğini…
Evlerin, imarların bilim mantığına uygun yapılacağını,
Afetzedelere herkesin yardım edeceğini,
Ve o kadar bilinçlendiğimizi düşündüm ki…
Her gün televizyonlarda deprem gerçeğini dinledik
Ahmet Mete Işıkara anlattı,
Herkes anlattı…
Herkes öğrendi…
Tekrarı artık çok zor dedim.
Ve yıllar geçti…
Deprem bölgesi olduğunu vatanımızın
Aklımıza kazımamız dışında
Hiçbir şey yapılmadı.
Dikildi yüksek binalar…
Verildi izinsiz imarlar…
Sene 2023
Tam 24 yıl sonra
Yaşandı aynı manzaralar…
Zaman geçse de değişmedi mi hiçbir şey?
Verilmedi mi insana biraz olsun değer?
Yıkıldı binalar
Söndü hayatlar
Satıldı çadırlar…
Unutulur mu dersiniz yine her şey?
Özür dilerim gereksiz bir soruydu benimki
Unutuldu bile zaten öyle değil mi?
Yıkılır binalar, söner hayatlar
Ateş düştüğü yeri yakar…