Yeşil Ev Llosa'nın yazdığı ikinci roman. Yazarın Peru'nun Amazon bölgesine yaptığı bir seyahatten sonra yazdığı kitap bölgenin o dönemdeki geri kalmışlığını, bölge yerlilerinin ve doğasının sömürülmesini işliyor. Kolonyal dönemden kalan ekonomik ve siyasi dinamiklerin büyük oranda devam ettiğini gösteriyor.
Beş karakterin bakış açısından takip ettiğimiz roman Peru’nun Piura şehrinde ve ülkenin Amazon bölgesinde geçiyor. Karakterlerin hikayeleri kronolojik sıralarını izlemiyor ve Llosa’nın Katedral'de Sohbet ve Kent ve Köpekler ’de de kullandığı diyalog tekniğini bu romanında yoğun bir şekilde kullandığını görüyoruz. Bu teknik ile kitaba adını veren Yeşil Ev ve bu evin başına gelenler ayrıca Lituma ve Bonifacia’nın hikayeleri anlatıyı zaman ve mekan açısından bütünleştirmemize yardımcı oluyor. Bonifacia’nın çocuk yaşta evinden koparılması ve kimliksizleştirilmesi, Fushia’nın Brezilya’da hapishaneden kaçıp Peru’da kaçak kauçuk ticareti yaparken yerlileri sömürmesi ve Anselmo’nun Yeşil Ev’i inşa edip daha sonra kaybetmesi hikayeleri yan karakterlerin de dahil olmasıyla ve yazarın bir önceden bahsettiğim tekniğiyle birleşince okura tek bir karakterin gözünden verilmesi mümkün olmayan bütünlüklü bir deneyim sunuyor.
Llosa beni her kitabıyla tekrar kendine hayran bırakan bir yazar. Yeşil Ev’i de herkese tavsiye ediyorum.