Gönderi

Puan vermedi·508 syf.··
2023 45. kitabı
“Edebiyat, bizi sınırlı varlığımızın ve duyularımızın ötesine taşıyan bir ruhsal protez gibidir; ona tutunmamızı ve bu sayede sınırlarımızın ötesine erişmemizi sağlar.” Hamza Karabektaş'ın kaleme aldığı "Son" kitabı da Terry Eagleton'un bu sözünü kesinlikle tasdikliyordu. Kelimelerin ışığında, Özgür Işık ile beraber zihnin labirentinden çıkmaya çalışmak olağanüstü bir deneyimdi. Çünkü geçiş yaptığı her hayat aslında bizim hayatımızın farklı yansımalarıydı. O nedenle yazarımızın bakış açısını gerçeklere dayanarak yansıtmasını ustaca bir hamle olarak nitelendiriyorum. Peki zihnin labirentinden çıkmak kolay mıydı? Kesinlikle değildi. Sonuçta bilinmeyen ve karmaşık olan bir yolculuktan söz ediyoruz. Labirent sadece bir sembol... Zihnin tuzaklarını fark etmek ve bu tuzaklardan (yani farklı hayatlardan) hızlı bir şekilde bilinçlenerek çıkmak zaten kolay olamazdı. O nedenle birbirini tamamlayan tekrar döngüleri mevcuttu. Anlatım tam da olması gerektiği gibiydi. Birçok okurun aksine yazarımızın kullandığı cümleleri uzun tuttuğunu düşünmüyorum. Çünkü dönüşümsel farkındalık kazandırmak hele ki bunu okuyucuya tam manasıyla yansıtmak kolay değil. Karakteri daha ayrıntılı şekilde analiz edebilmemiz ve anlatılanı idrak edebilmemiz için bu şekilde bir anlatım ile ilerlenmesinin mantıklı bir tercih olduğunu düşünüyorum. Özgür Işık ile tanışmanızı kesinlikle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
SonHamza Karabektaş · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202224 okunma
·
1 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.