Gönderi

7/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2023 36. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2023 13:31
Merhaba 1K okurları! Kitap okuma etkinliğimizin sıradaki kitabı Timsah'ın incelemesine geçmeden önce okumama vesile olduğu, bana eşlik ettiği, kitabı bana temin ettiği için değerli kitapdaşım @Yazarlarkulubu 'ye teşekkür ederim. Hayvanat bahçelerine bir çoğumuz gitmişizdir. Şöyle bir yazı okuruz tabelada; "Yaklaşmak ve yemlemek yasaktır." Yani en azından benim gittiğim yerde okuduğum yazı böyle. Tehlikenin farkına vardığımız halde neden o tehlikeye yaklaşırız ki? Merak, kibir, açgözlülük, doyumsuzluk, tatmin yoksunluğu. Acımasız oluyorum değil mi? Peki bir timsahın karnında olmak acı son değil mi? Yaşanmış gerçek hikayeden yola çıkarak mizah karşık hiciv yazmış yazarımız. Kitabın bende bıraktığı etkiye gelirsek, rahatına düşkün memurların, kendi çıkarından başka derdi olmayan dostların, akrabaların eleştirisini okudum. Bir de gerçek dost vardı. Bizi bizden daha çok düşnen dost. Peki gerçekten de var mı öyle dostlar? Burada da ince bir ayrıntıya dokunmuş yazar. Mesela arkadaşını kurtarma çabalarında olsa da, eşinin güzelliğine hayran kalan, arkadaşının timsahın karnında bile söylediklerinden eski hesaplarını hatırlayıp sinir krizlerine giren dost. Ha, sinir krizi dediysem, kıskançlık krizi de olabilir gibisinden. Dikkatimi çeken başka bir konu da, insan hayatıyla başka bir canlının hayatı arasındaki seçim meselesi. İki can var ortada. Hangisi daha değerli? Absürt gibi gelebilir ama, bazen düşünüyorum da, boşuna dememişler, "en vahşi hayvan insandır." Gerçi tartışılır konu da, ben hikayenin yörengesinden çıkmadan toparlamaya çalışayım. Timsah, sahibi için ne kadar değerliyse, yuttuğu da bir insan hayatı. Ama günümüz koşullarında insan hayatı ne kadar değerli bu da tartışılır konulardan. İkinci hikayeye gelirsek... İşte orası tam bir karmaşa. İlerleyemedim bir türlü. Normalde 1 saatte bile bitebilecek hikayeyi sürünerek ilerledim. Ha, anlama kıtlığımdan değil. Anlatım tarzından sıkıldım. Ben bu hikayede insanlığın yaratılış tarihini, cennetten kovulduğu andan verdiği yaşam savaşlarını, zamanla en saf duygularına bile yabancılaşmasını okudum. Yer yer anlatanın şeytanı temsil ettiğini, bazen de kendi benliğinin arayışına çıkmış, cisminden firar etmiş bir ruhu gördüm. "Onları ben bozdum." diyor bir yerde. Şeytan değil miydi o? Hani Havva'yı aldatıp Ademle beraber Cennetten kovdurtan şeytan. "Gelin, çarmıha çekin beni." diyor. Hz. İsa(a.s) devri canlandı gözümde. Dini felsefe misali bir hikaye okudum kendimce. Acaba yazar gerçekten bunu mu anlatmaya çalışmış? Diyor ya, "Uykudan uyandım." "Gerçeği gördüm", "Vaaz vereceğim" vs. vs. Tabii yazdıklarım tamamen benim görüşüm. Haklı yada değil, benim anladıklarım, benim düşüncelerim. Kitabın bende bıraktığı etki diyelim. Keyifli okumalar dilerim.
Hikaye
TimsahFyodor Dostoyevski · Can Yayınları · 20243,129 okunma
··
315 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.