8/10
·302 syf.··
2023 15. kitabı
Peyami Safa, okumaktan zevk aldığım yazarlardan biri. Eserlerinde göze çarpan ilk şey düalizm oluyor. Yaşadığı dönemin etkisiyle Doğu-Batı, madde-mana, ruh-beden, eski-yeni gibi konuları işliyor. Bu ikilemleri hem sosyolojik açıdan hem de insan psikolojisinin derinliklerinde dolaşarak doyurucu bir üslupla okuyucuya sunuyor. Karakterlerin iç dünyalarını ince ince işliyor olması romanının en güzel yanlarından biri. Duygu ve düşünceleri o kadar başarılı tasvir ediyor ki; fark etmeden o duyguya bürünmüş halde buluyorsunuz kendinizi. Bu yüzden çarpık ilişkilerin, kimlik bunalımlarının, şüphenin ve hastalığın ön planda olduğu bu kitabı psikolojik olarak hassas olduğunuz bir dönemde okumamanızın daha uygun olduğunu düşünüyorum. Ben kitabı alışılmışın biraz dışında yorumlamak istiyorum. Kitabımız heyecanlı bir olay örgüsü anlatmanın ötesinde o dönem Türk toplumunu ve içerisinde bulunduğu çelişkiyi gözler önüne seriyor. Ana karakterlerin temsil ettiği şeyleri kısaca özetleyecek olursak: Müfid: Yorgun, sürekli hastalıklı, eskimiş ama bununla birlikte ruh kuvveti yüksek, derin düşünce sahibi Doğu insanı. Sacid: Güçlü, otoriter ve dikkat çekici olmasına karşı ahlaktan ve derin düşünceden yoksun ihtiraslı Batı insanı. Pervin: İsterik ve değişken tabiatlı, harici telkinlerle her an değişmeye müsait. Kitap boyunca Müfid ile Sacid arasında gelgit yaşıyor ve bana sorarsanız o dönemde kafası karışmış, Doğu ile Batı arasında sıkışmış halkı temsil ediyor. Ali: Herkesin sırrını bilen, dili sıkı ve çevresinde bilge olarak bilinen oldukça mantıklı biri. Onu kitabın farklı yerlerinde nokta atışıyla durum analizleri yaparken buluyoruz. Yan karakterlerden olmasına rağmen Ali’yi incelememin sebebi; Ali karakterinin Peyami Safa’nın düşüncelerini yansıtması. Peyami Safa yazdığı roman karakterlerinden biri aracılığıyla romana dahil olmayı seven bir yazar. Yalnızız adlı romanında da Samim karakteriyle karşımızdaydı. Şimşek’te ise Safa, kendi düşüncesi olan ‘’Kurtuluş; iki ayrı dünya olan Doğu ve Batı’nın sentezlenmesiyle mümkündür.’’ anlayışını Ali aracılığıyla dile getiriyor. Kamil insanı bu sentezin sonucunda ortaya çıkan şiddetli ihtirasla isteyip büyük bir hırsla çalıştıktan sonra, mağlubiyet karşısında tevekkül gösteren bir ‘şark-garplı ruhu’ olarak tanımlıyor. Pervin’in kitap boyunca Müfid ve Sacid arasında gelgit yaşamasının sebebi de tam olarak bu. Ikisi de zıt iki kutubun temsilcisi ve bir yanda aşırıya kaçmanın neticesi diğer yönün eksik kalması. Ali’nin bu konudaki yorumu : “İstiyor ki bir erkek hem metin hem hassas, hem saf hem kurnaz, hem masum hem tecrübeli olsun.” Altta yatan psikolojik neden ne olursa olsun Pervin’in yaşadığı ahlaksız ve çarpık ilişkiler mazur görülemez ve trajik sonda kaçınılmazdı. Son ana kadar heyecanla ve sıkılmadan okuduğum bir kitaptı. Yinelerek söylüyorum ki psikolojinizin sağlam olduğu bir zaman diliminde okuyunuz. Ve kitabımızın dili, kullandığı eski kelimelere istinaden biraz zorlayabilir, ama bu sizi yıldırmasın keyifli bir okuma olacağından ve kelime haznenizin genişleyeceğinden emin olabilirsiniz. Peyami Safa
Roman
ŞimşekPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20222,299 okunma
43 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.